Ana Yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ana Yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Temmuz 2007

Kaşarlı Tavuk

Kısacık Türkiye tatilimizden döndük. Yeniden kendimizin olan yerlerde olmak harika bir duyguydu. Aileleri, arkadaşları görmek ise tarifsiz bir mutluluk. Şimdi yeniden işe ve yoğun tempoya dönme zamanı. Bir kaç haftadır aynı pastayı seyrettikten sonra birazda tuzlu bir şeyler almazmıydınız?

Tavuk filotosunun et tokmağı ile biraz dövüp içine rendelenmiş kaşar koydum. Kaşarlar içerde kalacak şekilde katladım. Önce yumurtaya sonra galeta ununa bulayıp kızarttım. Çok pratik ve lezzetli bir öğün oluverdi. Ama kızarta olayı biraz can sıkıcı olsada çocuklar için sakıncası yok sonuçta. Kimbilir belki fırında pişsede güzel olur geniş zamanlarda.

19 Nisan 2007

Ye#21 - Tavuk Ye

Bu ayda Sevgili Emel'in ev sahipliğinde Yemek Şenliğine davetliyiz Tavuk Ye#21 etkinliği için. Aman diyeyim sakın ola uğramadan geçmeyin.

1-Bu ay etkinlik için özel olarak hazırladığım yemeklerin dışında geçtiğimiz günlerde yaptığım ama etkinlikte yayınlarım diye sizlerle paylaşmadıklarımda var. O yüzden biraz fazla tarif bulacaksınız bu yazıda. Ben etkinlik için hazırladığım tavuk yemeklerinden çorba ile başlamak istiyorum. Çorbanın ismi ise siz artık hangisini beğenirseniz; kremalı tavuk mu desek, alfabe şehriyeli mısır mı desek, mısırlı tavuk çorbası mı desek bilemedim. Sonuç olarak tavuklu bir çorba. Tarifi ise kısaca şöyle: Bir parça tavuk suda haşlanır, tavuk eti çıkarılarak küçük parçalara ayrılır, kaynamakta olan tavuk suyuna şehriyeler atılır, dondurulmuş bir avuçta mısır eklenir. Karışımdaki şehriyelerin pişmesine yakın biraz limon sıkılır, yarım paket süt kreması bir parça çorba ile ılıtılarak çorbaya eklenir. İçine biraz da tuz ve minik kıyılmış maydonoz konursa çorba hazırdır.Çorba piştikten sonra isterseniz o şekilde servis yaabilirsiniz isterseniz de benim küçük kızım için hazırladığım blenderda çekilmiş şekliyle sofranıza getirebilirsiniz. Blenderda çekilmiş hali mısırların parçalanarak çorbaya daha iyi nüfuz etmesinden dolayı bambaşka bir çorba gibi oldu. İki şekliyle de tarafımızdan tavsiye olunur.

2-Bir yanda çorbamız pişerken hazırlanan ikinci tavuk yemeği ise yeni almış olduğum içinde çok fazla tavuk tarifi olan bir kitaptan.

Tavuk göğüslerini ısıya dayanıklı yağlanmış fırın kabına dizin ve üzerine fırçayla biraz hardal sürün. Bir kasenin içinde galete unu ya da robotta çektiğiniz ekmekleri koyun, Kuru ve taze nane, kişniş, fesleğen,ince kıyılmış maydonozu ve biraz tuzu da galeta ununa ekleyin, karıştırın. Tavukların üzerine yayın.Eritilmiş tereyağını üzrlerinde gezdirip fırına verin. Tavuklar pişip üstü çitir olunca yemeğe hazır hale gelmiştir. Ben beğendim darısı sizin başınıza.
3-Soldaki bu tavuklu yemeği de gene aynı kitaptan görünüşüne vurulup uyguladım. Ama iş yapmaya gelince hiç te kitaptaki gibi olmadı. Bir kere tarifteki pırasa evde yoktu ben de kabak kullandım. Milföyüm fazla güzel değildi onların yaptığı gibi düzgün örülmedi. Ama tüm farklılığa rağmen hoş özellikle de klasikten biraz uzak tatlar arayanlar için ideal bir deneme oldu. Aslında bir daha ki yapışımda hamurunu kendim açmayı planlıyorum. Gelelim yapılışına:Tavukları haşlarken 2 tane kabağı küp küp doğrayıp 2 adet küçük doğranmış sarımsakla beraber tereğayında kabaklar yumuşayana kadar çevirelim. Haşlanan ve küçük doğranan tavukları da buna ilave edip, yarım limonun kabuğunu içine rendeledim, 2 kaşık labne peynirini ekleyip karıştırdım. Biraz kıyılmış maydonoz ile mozeralla peynirini de ilave ettim. Sıra geldi hamurun içine tavuklu içi koymaya.Ben kare şeklindeki milföyleri elimde biraz yoğurup merdaneyle dikdörtgen şeklinde açtım, ortasına boydan karışımı koydum, bıçakla kestiğim şeritleri örmeye çalıştım. Sonra da üzerine yumurta sürerek fırınladım. Bu yarı kitaptan yarı deneysel tarifler benim ok hoşuma gitmeye başladım söyliyeyim.

Tavuk Kıyması
Bunlarda önceden hazırlamış olduğum tavuk kıyması çeşitlemeleri. Tavuk kıymasını da aynen köfte yaparken hazırladığım gibi yapıyorum. İçine rendelenmiş soğan, bayat ekmek yada galeta unu, 1 yumurta ve maydonoz, karabiber ve tuz koyuyorum. Resimlerden de göreceğiniz gibi bir seferinde köfte şekli verip fırının ızgara kısmında ızagara köfte yaptım, gerçekten çok leziz oldular, diyettekiler benden tavsiye. Diğerini ise aliminyum folyoya yayıp arasına arasına haşlanmış bütün brokolileri koydum ve rulo yapıp fırında pişirdim. Tavuklu rulo pişince fırından alıp folyosunu çıkardım ve kızarması için yeniden fırınladım. Sunumuyla güzel bir farklılık yaratmış oldum.


Son olarakta sebzeli hamburger köftelerimi yaptığım gün hazırladığım bu yemekten bahsetmek istiyorum. İşten eve büyük bir aşkla gelip planladığım hamburger köftelerini hem tavuk kıymasından hem de normal kıymadan yapmak üzere işe giriştim. ilk önce kıymadan hamburger köftelerini hazırlayıp derin doncurucuya koydum sonra da tavuk kıymasını sebzelerle yoğurmaya başladım. Ama gelin görünki gece saat oldukça geç bir vakit olduğu için onları köfte olarak şekillendirmeye üşendim ve yağladığım fırım kabına koydum. Üzerlerine yuvarlak kestiğim domatesleri koyup parmesan peyniri serpiştirdim, fırına yolladım. Böylece ertesi günkü yemeğimde çıkmış oldu. Tarifi için lütfen buraya tıklayınız.Böylece ben de bir etkinliği daha tamamlamış oldum. Diğer tarifleri de merakla bekliyorum.

Bunlarda önceden yayınlamış olduğum tavuklu tarifler, belki ilginizi çeker.Sevgiler
Mantar Dolgulu Tavuk

14 Nisan 2007

Sebzeli Hamburger

Şu resimdekı şeyin sakın sıradan bir hamburger olduğunu düşünüp yanılgaya kapılmayın. Bu bizim evde bazen günü kurtaran ya da şöyle diyelim öğünü kurtaran ama aman pek sağlıksız diye düşünmeden yedirdiğim bir hamburger tipi. Şimdi eğri oturup doğru düşünelim hamburgerin o tüm sağlıksızlığına rağmen leziz cazibesine kapılmamak pek mümkün değil. Eh buna minik canavarlar da karşı duramıyorlar işte. Yemekle arası pek olmayan bizim küçük hanım içinde pizza ve hamburger diyince akan sular duruyor; hal böyle olunca hazır sevdiği bir şey var ama sağlıklısını nasıl yapsak acaba düşünceleri içerisinde pizza ve hamburger üretimi ev de başlıyor. Tamam hamburgerin şimdilik sadece köftesi evde ürettim ama Zeytin Ağacı'ından Sevgili Aslı'nın yaptığı ev yapımı ketçapı da yaparsam ve de belki ekmekleri de makinemle yoğurursam tam anlamıyla bir ev de yapılan hamburger üretmiş olacağım. Bir kere köftenin içinde kıymadan çok sebze var ama çocuk bunu bilmiyor masumane dışarda yediği ile aynı sanıyor. Ama ben anne olarak ona içim rahat daha sık ona bu hamburgerli hazırlıyorum. Böylece hem dolapta hazır olan köftelerle bunu hazırlamak pratik oluyor hem de öğün onun için bir şölene dönüşüyor. Eğer sizin de evde bir hamburger canavarınız varsa bir deneyin derim. Hele bir de yanında hamburgercilik oyununu oynarsanız olay çok keyifli oluyor: Ben hamburgerci o müşteri, geliyor hayali parayı uzatıyor, siparişini veriyor ve ben hazırlarken hanımefendi daha pişmedi mi şeklinde diologlarla oyunumuz renkleniyor, çocuk menüsü istediği için de dolapta halde hazırda bulunan süpriz yumurtaların oyuncakları bu iş için kullanılıyor (çikolatası mideye indiriliyor tarafımdan elbette). Sonunda hem hamburgerci hem de müşteri afiyetle hamburgerini yiyiyor.

Köftelerin özelliği ne derseniz;

Kabak, havuç, patates, bezelye ve mısırı düdüklü tenceremin buhar kevgirinde susuz haşladım bir kaç dakika. Sonra onları robota koyarak 1 adet yumurta ile beraber karıştırdım ve resimdeki püreyi elde ettim. 1 soğanı da robotta çekerek pürenin içine kattım. Sonra bu karışımı kıymaya kattım ve istediğim kıvamı bulana kadar da galeta unu ilave ettim. Tuzunu ve biraz karabiberi de koydum. Hepsini iri yuvarlak köfteler haline getirip derin dondurucuda sakladım. İhtiyaç halinde birer ikişer çıkarıp yağsız teflon tavada önlü arkalı ızgara yapıp hamburger ekmeğinin içinde marul , domates ve ketçap (bazen de mayonez) ile beraber buluşturuyorum.Eğer biz de yiyeceksek soğanı da bu buluşmaya dahil ediyorum.

08 Nisan 2007

Sebzeli Dolma

Dolmayı ya kıymalı ya da fıstıklı kuşüzümlü olarak zeytinyağlı yemeğe alışmış olanlar için çok değişik ve lezzetli bir alternatif oluşturacak bu cıvıl cıvıl biberler. Hem içi ile hem dış görünüşü ile rengarenk konbinasyonları ile soframıza neşe katacaklar. Ben akıl ettim demeyi çok isterdim ama sevgili SelinÇağlayan'ın yaratıcılığı sayesinde biz de tanıştık bu dolmayla.
Gerçi Selin uzun uzadıya anlatmış sitesinde hem de fotoğraflarıyla oradan da alabilirsiniz orjinal tarifi ama ben bir de kendi mutfak arşivime katmak adına burada da kısaca vermek istiyorum.

Ölçüler dolma miktarına göre arttıtılıp azaltılabilir. Göz kararı olarak ben şunları kullandım

Malzemeler
*7 adet renkli dolmalık biber
*1.5 bardak pirinç (dolmalıklar çok büyüktü çünkü)
*2 domates
*dondurulmus bezelye, havuç ve mısır karışımı
*1 büyük soğan
*zeytinyağ
*orginalinde yenibahar ama ben biraz tarçın ve muskat kullandım yenibahar olmadığı için
*karabiber
*2-3 kesme şeker ve yeteri kadar tuz
*bir kaç diş sarımsak

Yapılışı

Sarımsaklar ve küp küp doğranmış soğanlar bol zeytinyağında kavrulurken içine küp doğranmış domatesler ilave edilir, bir iki çevirme işleminden sonra sebze karışımı da üzerlerine eklenerek br süre hepsi beraber kavrulur. Sonra pirinçleri de koyarak kavurma işlemi devam ettirilir. Pirinçlerin kavrulduğuna kanaat getirince 2.5 bardak kadar su ve baharatlar, tuz ve şeker ilave edilerek pirinçler şişene kadar pişirilir. Bu arada dolma içleri çıkarılır ve hazırlanmış olan iç dolmalara doldurulur. Selin üzerlerine kırmızı biber parçaları kapatmış ben ise her zaman yaptığım gibi dolmaların kendi kapaklarını kullandım. DOldurulan dolmalar uygun bir kabın içerisine hareket etmeyecek şekilde dizilir. Üzerlerine birer parça tereyağı (isterseniz zeytinyağı da olur elbette) konulur, biraz su ilave edilerek dolmalar yumuşayıncaya kadar pişirilir. Servis sırasında da üzerine ben sadece nane ve azıcık zeytinyağ karştirilmiş yoğurt sosu koydum. Ama Selin'in tavsiye ettiği gibi siz kırmızı biberde ekleyebilirsiniz. Afiyet olsun
Üşengeç dip not: Yazıyı yazdıktan sonra hatırladım o yüzden başa dönüp ölçüleri değiştirmeye üşendim. Bu iç malzemenin neredeyse yarısı arttı ben de dondurucuya attım. Bir daha ki sefere öıkarılıp yeniden dolma olmayı bekliyorlar. Ama o şekilde pilav olarakta rahatça tüketilebilir haberiniz olsun.

26 Mart 2007

Terbiyeli Tavuk Haşlama

Son zamanlarda yaptığım pasta tariflerinin yerine taze taze akşam yaptığım şu güzel yemeğimi ekleyeyim dedim. Yoksa bir iki gün içinde yaptığım pastaları ekleyince buna sıra gelemeyecek bir türlü. İsmi ne olsun ne olsun desem ancak terbiyeli tavuk haşlama geliyor aklıma. Aslında etle yapılanını bloğumu ilk yayınlamaya başladığım günlerde vermiştim zorunlu bir mutfak faciasının ardından. Tarife buradan ulaşabilirsiniz. Şimdi ben de eski tarife baktım da küçük bir iki farkla tavuklusu da kısaca şöyle:
1 tane çok büyük bir patates
bir avuç kadar bebek havuç ya da 2 tane normal havuc irice doğranmış
Taze nane
kuru nane
2 yumurta
yarım kilo kadar yoğurt
2 kaşık un
Ve elbette tavuk; ben biraz göğüs biraz da baget kullandım
Tavuk, havuç ve patatesi tuz ekleyerek biraz bol suyla haşlayalım. Haşlama işlemi bitince bir kasede karıştırdığımız yumurta, un, yoğurt, kuru nane ve taze nane beşlisini yemeğin içine döküp, tuzunu ayarlayıp bir kaç dakika fıkırdatalım. İşte bu kadar, lezzetli , besleyici ve kolay bir yemek sofranızda. Aman şaşırmayın ılındıkça yemek biraz koyulaşacaktır.Afiyet olsun.

19 Mart 2007

Ye # 20 - Ot Yemekleri

Aslında yurdumdan bu kadar uzakta üstelik otu bırakın hiç bir şeyin doğru dürüst yetişmediği bu memlekette “Yurdumuzun yenilebilir otları” yemek etkinliğine katılmayı düşünmüyordum elbette. Ama işte insan o etkinlere katılmanın hoş heyacanını yaşayınca işin dışında olmak istemiyor. Nasıl bu işe dahil olabilirim derken ıspanağında bir çeşit ot olduğundan yola çıkarak markete koştum, hani her zaman tazesini bulmak kısmet olmuyor da, belki hiç olmazsa pazı, o da olmadı semiz otuna rastlarım diye. Elbette tazelerini bulamadığım için gittim bir paket dondurulmuş ıspanak aldım geldim. İyi güzel de ıspanakla yaptığım yemek çeşidi de herkesin bildiklerinden farklı değil. İşte tam bu esnada bir şaç saat önce aldığım şu meşhur aşçı (laf aramızda hem de çok yakışıklı ve sevimli) Jamie Oliver’in “Jamie`s dinners” isimli kitabı imdadıma yetişti. Açıkçası kitabı alırken bu kadar çabuk yararlanacağımı hiç düşünmemiştim. Şansıma olacak ki için de bir den fazla ıspanaklı tarif vardı. Ben de onların içinden ikisini seçtim sizler için. Aslında aynı tarifi biraz farklılıkla 2 değişik biçimde summak demek daha dürüstçe olacak. Ben iki çeşidini de çok beğendim ve sadece tadına baktığım bu yemekleri bu akşam yemeğinde yemeyi dört gözle bekliyorum. Eminim siz güzel yurdumun güzel ve taze ıspanaklarıyla yaparsanız çok daha lezzetli olacaktır. Lafı uzattım da uzattım ama sanırım Benim Mutfağımdan Sevgili Asya’nın evsahipliğini yaptığı bu güzel ve yararlı etkinlikte daha önce duymadığım otlarla ve onların binbir güzel haliyle karşılaşacağım. Sakın buraya uğrayıp diğer etkinlik yemeklerine göz atmayı unutmayın.

Kremalı Ispanak (Wonderful Creamed Spinach)

Yarım kilo ıspanak
Biraz zeytinyağı
1 yemek kaşığı tereyağ
1-2 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı Muscat
Bir kaç damla limon suyu
1 pk krema
Penne makarna( ne isterseniz kullanabilirsiniz ben de ev de bu vardı)
Parmesan peyniri
Mascarpone peyniri (ben de yoktu kullanamadım)

Önce geniş bir tava ya da wok içine yağlarımızı ve rendelenmiş sarımsağımızı koyuyoruz. Tereyağ eriyince ıspanaklarımızı da ekliyor ve kavurmaya başlıyoruz. Bu arada içine biraz limon suyu ve muscatı da eklemeyi unutmayalım. Bu aşamada gerekirse su ilave ederek ıspanaklarımızın yapraklarının rengi koyulaşana daha doğrusu pişine kadar ara ara karıştırarak pişirmeyi sürdürüyoruz. Ispanaklar piştiğine kanaat getirince içine önce kremamızı bir kaç dakika sonra da parmesan peynirimiz ilave edip bir kaç dakika daha pişiriyoruz. Ve elbette tuz ve karabiberde. Ispanak pişerken de arzu ettiğiniz makarnayı ayrı bir yerde haşlayın. Suyunu süzmezseniz sağlık açısından gerekli olan B vitaminlerini içinde muhafaza edersiniz aman unutmayın. İşte tam da bu aşamadan sonra kavurulmuş ve krema ile zenginleştirilmiş bu ıspanak 2 farklı yemek olarak masanıza gelecek. Birincisi biraz tereyağı ile tatlandırdığınız makarnanızın üzerinde enfes görünümlü bir sos olarak sunuma hazır hale geldi bile. İkinci seçenek içinse bu ıspanaklı karışımı ısıya dayanıklı bir kaba koyarak fırınınızda krema suyunu çekip, üstü hafif kızarana kadar pişirmek suretiyle yemek masanıza getirmektir. Samimi söylüyorum farklı ve hoş bir lezzet oldu. Bundan sonra da tekrarlıyacağıma eminim. Eh hadi bize şimdiden afiyet olsun.


Semizotlu Milföy

Diye postumu bitirmiş ve eve gitmeden önce markete uğramıştım ama o da ne taze semizotları gelmiş. Ben de kıvarandım bütün gece bunlardan ne yapablirim diye. Nihayetinde günün ertesi günle buluşmaya niyetlendiği şu saatlerde semiz otlu böreğimi de görücüye çıkardım. Şimdi sıcak sıcakken tadına da baktım, eşime de tattırdım ve tam puanı kendi adıma verdim. Kısaca anlatacak olursam; bir küçük demet semiz otunu küçük küçük kestim, rondada çektiğim bir küçük soğan ve domatesle beraber zeytinyağında otlar diriliğini kaybedene kadar çevirdim. Tuzunu ekledim, ve biraz peynir eklemeye niyetliydim ki yukarıdaki tarifin orijinalinde yazan mascorpone peynirini merak ettiğim için marketten aldığım aklıma geldi, bir iki kaşık ondan ilave ettim.Aman allahım bu mascarpone çok lezzetli birşeymiş, tadı kaymağı andırıyor ve italyanların ünlü peynirlerindenmiş. Herneyse hazırladığım bu iç malzemeyi milföylerin arasına koydum ve üzerine yumurta sürerek pişirdim. Semizotunun o mayhoşumsu lezzeti milföye çok özelbir tat katmıştı bilginize.
Hamiş:
Bu arada bu akşam kremalı ıspanağımı doya doya yedim, ikisini de gerçekten çok beğendim ama makarna haline taptım. Kesinlikle ve kesinlikle deneyin. Fırından çıkmış haline de kızım bayıldı, çocuklar içinde güzel bir seçenek olabilir.

15 Ocak 2007

Pirinç Ye#18

Sulu Köfte (Nam-ı Diğer Ekşili Köfte)

Bu sabah bloglara bir göz atmak için nette dolaşırken Kristal Kelebek'in Pirinç Ye etkinliği için yaptığı yemekleri görünce aklım başıma geldi. Etkinlik için bir şeyler hazırlamak aklımdan uçup gitmiş. Al sen bir ay boyuncaya logoyu sayfanda yayınla sonra da konuyu atla. Sonra aklıma bir gece önce yaptığım bu yemek geldi. Çok klasik bir yemekte olsa etkinliğe böyle besleyici bir yemekle katılmaya değer. Eğer çok geç kalmadıysam belki ev sahibemiz Sevgili Sonia bu tarifimi yayınlar. Yayınlayamasa bile mutlaka etkinlik sayfasına uğrayın. Eminim birbirinden yaratıcı yemeklerle karşılaşacaksınız.

400 gr kıyma
1/2 bardak pirinç
1 büyük soğan
2 patates
1 havuç
1 domates
1 yumurta sarısı
1 limon
karabiber, kekik ve tuz
biraz un

Soğan, kıyma ve yıkanmış pirinci bir kaba koyun. Ama öncesinde vakitten kazanmak için patates, havuç ve domatesi küp küp doğrayıp tecreye suya salın ve kaynamaya bırakın. Su ve sebzeler kaynarken siz de köfteleri hazırlayabilirsiniz. Kaba koydumuz kıymalıkarışıma biraz da baharat ve tuzları ekleyip yoğurun. Ondan sonra küçükparçalar halinde kopardığımız kıymalı harçtan minik köfteler yaparak içine un koyduğumuz bir tabağa koyun ve yapılan tüm köftelerin unlanmasını sağlayın. Fazla unu silkeleyip köfteleri kaynayan tencereye atın ve sebzeler yumuşayana kadar pişirin. Yemek piştikten sonra altını henüz kapamadan 1 yumurta sarısı ile 1 limonun suyunu çırpıp biraz da yemek suyundan ilave edin. Ve nihayetinde bu terbiyeyi tencereye boşaltarak yemeği ateşten alın. İşte size besleyici bir yemek. Özellikle çocuklarınız varsa ve daha önce denemediyseniz haydi doğru mutfağa.

Bu yandaki de bildiğiniz klasik pilav.Biz ailece mısırlı halini çok seviyoruz. Konu pirinç olunca arşivdeki bu fotoğrafı da paylaşayım dedim sizinle. Ben pilavı zeytinyağlı ve kaynayan suya salarak yapıyorum bunuda dipnot olarak geçeyim dedim. Sağlıklı beslenmeler.

03 Ocak 2007

Mantar Dolgulu Tavuk

Yanda gördüğünüz şu tavuk göğüsleri aslında yılbaşı gecesi ana yemeği yapılması amacıyla marketten satın alınmış ama kaderlerine eski yılın son günü değil de yeni yılın ilk günü pişirilmek yazılmış olan yiyecek parçalarıdır. Bir çok zaman olduğu gibi dolaptaki malzemeye bakılarak son dakika biraz doğaçlama biraz da eskiler hatırlanarak hazırlanmıştır. Sonuç geröekten güzel oldu ki geldi bu blogta yerini buldu. Hada önce de benzer şeklide peynirlisini biftek sarma olarak hazırlamıştım. Bir arkadaşim buradan tarifini alıp denemiş ve çok beğenmiş haberiniz olsun. Zeynep bence bunu da pişir afiyetle ye. Hazırlamayı düşünenlere şimdiden afiyetler olsun efendim.

6 tavuk göğsü (çünkü 6 kişiydik)
1 paket mantar
1 adet kırmızı biber
mozerella ya da kaşar peyniri rendesi
biraz sıvıyağ
1 çorba kaşığı soya sosu
1 çorba kaşığı salça
1 diş sarımsak
kişniş, kekik, fesleğen,tuz

Önce yıkanmış ve minik doğanmış mantarları çok az sıvı yağda wok ta sotelemeye başladım. Onlar kavrulurken kırmızı biberleri de minik doğrayıp mantarlara kattım. Mantarların suyunu salmasını bekledim ama herhalde wokta pişirdiğimden olsa gerek hiç su salmadan biberlerle bir güzel piştiler. Kekikle ve biraz fesleğenle desteklendiler. Pişmenin pitmesine yakın soya sosunu da ekledim. Nihayet ocaktan aldıktan sonra içine 2-3 çorba kaşığı da peynir rendesi ilave ettim.

İç malzemem hazır olunca bir kaba sıvıyağ, salça, rendelenmiş ya da ezilmiş sarımsak, kişniş, kekik ve tuzu ilave edip karıştırdım. Tavuk göğislerini bıçakla düzlterek daha ince ve sarılmaya müsait hale getirdim. Sarılmaya hazır hale gelen tavukların iki tarafını da hazırladığım bu yağlı karışıma buladım. Önceden böyle bir yemek yapmak aklıma gelseydi tavukları bu sosta bir kaç saat bekletirdim. Ama ne çare bu şekilde oldu. İç malzememi 6 parçaya ayırdım ve hazıradığım tavuk bonfilemin içine yaydım. Üstüne biraz daha kaşar rendesi ilave ettim. Uzun tarafından tavuğu rulo yaparak kürdanlarla rulonun stabilitesini sağladım. Tüm bu işlemi kalan 5 tavuk parçasına da yaptım ve hepsini hafif yağlanmış borcama dizdim. Tabi bir büyük kabım olmadığı için ben 2 ayrı kap kullandım. Ev de olduğu için de fırına salmadan önce tavukların üzerine bir de rendelenmiş permesan peyniri döktüm. Önceden ısıttıgım yaklaşık 180 derecede pişen tavuklar çok lezzetli oldular. Yanında pilavla sofraya konuldular. Afiyet olsun.



23 Aralık 2006

Patates Köftesi

Geçenlerde eve bir sürü patates almıştım sanki marifetmiş gibi. Elbette bu sefer onları tüketmek için extra çaba sarfetmek gerekti. Bu patatesli tarif arayışlardan birinde annenim biz küçükken sıklıkla yaptığı patates köftesi düştü aklıma. İş çıkışı hemen markete uğrayıp galeta unu aldım ve mutfağımda işe giriştim.

*4-5 iri patates
*50 gr kadar mozerella (kaşarda olur)
*1 büyük soğan
*1/2 demet maydonoz
*2 yumurta

*2 kaşık un
*kırmızı biber
*karabiber
*tuz
*galeta unu
*kızarmak ıcın sıvı yağ

Haşlanmış patatesleri sıcak sıcak derin bir kabın içerisinde çatalla ezdim. Robotuma (ben magic bullet kullanıyorum ve çok memnunum) 1 yumurta, bir kaç parçaya bölünmüş kuru soğan, maydonoz ve peyniri koydum ve onları parçaladım. Elde ettiğim bu yeşil karışımı patateslere ekledim. Unu,tuzu ve baharatları da ilave edip güzelce karıştırdım. Sonra elimle patateslere silindirik şekiller verdim. Bu köfteleri önce iyice çırpılmış yumurtaya sonra galeta ununa bulayarak tavada kızarttım. Mutfak biraz kızartma koktu ama sonuç çok iyi oldu. Ellerime sağlık. Afiyet olsun.

18 Aralık 2006

Fırında Katlı Köfte

Her gün ne pişireceğine karar vermek olayın en zor aşaması. İstiyorsun ki biraz daha farklı bir şey olsun ama seni çokta uğraştırmasın. Hele ki misafirin de gelecekse güzel de gözüksün isyiyorsun. Ne zamandır köfte yapmamıştım, eşim de bayılır köftenin her türlüsüne. Kızartmak hem çok ilginç hem de sağlıklı değil, ızgara da mangalda güzel oluyor çok uzun iş, o zaman geriye kalıyor fırında köfte. İyide ne yapmalı etmeli her zamankinden daha farklı bir şey elde etmeli. Allahtan şimdi bloglar var da farklı tarifelere ulaşmak hem kolay hem de onları yapmak farklı bir keşif gibi.
Geçtim bilgisayarın başına açtım google 'ı yazdım fırında köfte. Gelen bir sürü sayfada dolaşırken görünümü güzel, yapımı kolay bu köfteler çıktı karşıma Beyhan'ın sayfasında. Orjinal tarifi oradan da alabilirisniz ama ben kızartma kısımlarını iptal ettiğimden bir kez de burada paylaşmak isytedim bu yazıyı okuyanlarla.

*1/2 kg kıyma
*1 yumurta
*2-3 dilim ekmek
*1 ortaboy soğan
*karabiber, tuz, kimyon
*2-3 adet domates
*2 dolmalık biber
*4-5 patates
*biraz sıvı yağ
*ve de bolca kürdan

Tamamen klasik şekilde köftemizi hazırlıyoruz. Ben ekmeği, soğanı ve yumurtayı robotta karıştırıyorum çok pratik oluyor. Küçük bir çay tabağına koyduğumuz sıvı yağından elimize birz alarak yuvarlak köfteler yapıyoruz. Ama tabiki öncelikle patatesleri halka halka kesip yağlanmış tepsiye dizerseniz daha akıllıca olur. Böylece hazırlanan her köfte hoop patatesin üstüne. Köftelerin hzırlanması bitince üstlerine dolapta duran ve kullanılmak için yer aranan rendelenmiş permasan peynirlerinden serptim birazda. Sonra resimdeki gibi her köftenin üzerine bir domates bir de biber dilimi koyup kürdanla tutturdum. Tepsiye çok az su da koyup fırına verdim. Dediğim gibi çok bildik ama daha hoş görünümlü ana yemeğimiz hepimizi memnun etti. Belki beyhanın yaptığı gibi önceden patatesleri ve köfteleri kızartmak daha lezzetli olmalarını sağlardı ama böylesi daha sağlıklı olur söyleminin arkasına saklanıp kızartma yapmaya üşendiğimi gizlemek istiyorum. Benim ve Beyhanın ellerine sağlık.

Brokoli Graten

Gecen günKabak Ye etkinligi icin yaptığım Fırında Kabak yemeğini aslında sadece kabakla sınırlı olan bir ana yemek değil. Bu tarifi daha doğrusu beşamel sosu bir çok sebze ile kullanabilirsiniz. Ben kabaktan başka brokoli ve karnıbahar ile de yapıyorum. Hatta o günkü yemek menüsüne göre brokolii ya da karnıbaharların yanına haşlanıp küçük doğranmış tavuk etlerini de katıyorum. Hem lezzetli hem de besleyici oluyor. Anneler bana kulak verin böylesine çocuklarda bayılıyor.
Bu aralar Aysin anneler yanımızda olduğu için ondan brokoli graten yapmasını rica ettim akşam için. Zaten bu yemeğide ondan öğrenmiştim. Ama labne eklemesini özellikle tavsiye ettim. Akşam yemek sofraya gelip beğenilere sunulunca o da bundan sonra kendi yaptıklarına da labne ilave edeceğini söyledi. Benim iştahsız kızım bile yedi. Tarifi gene yazmıyorum 3-4 post aşağıdan alabilirsiniz. Sadece kabak yerine brokoli haşlayın yeter.

Başka bir gün ne pişireceğim diye düşünmemek için şuraya akşam menüsünün diğer yemeklerini de not düşeyim. Bir gece önceden özenle sosa yatırdığım bifteklerin yanına işten eve gider gitmez hemen bir de patates püresi yaptım. Haşlanıp ezilmiş patateslere biraz süt, biraz kaşar ve terayağı ilave ettim. Bu arada etleride teflon tavada pişirdim ama neredeyse 24 saat sosta beklemiş etler hiç te yeterince yumuşak olmadılar. Ama yanında patates püresi durumu kurtardı da gene d lezzetli bir akşam yemeği yedik. Kalan etlerde ertesi gün biraz soğan halkaları biraz domates dilimler
ve bir miktar suyla pişirildiler nispeten daha yumuşak başka bir yemek oldular.

15 Aralık 2006

Ye#17 Kabakgiller

Bu yemek bloğunu hazırladığım günlerde ben de gezdiğim bloglarda gördüğüm yemek etkinliklerinden çok etkilenmiş hatta gıpta etmiştim. İlk fırsatta ben de bir etkinliğe katılmalıyım demiştim kendi kendime. Ve o ne; Marifet Teyze Kabakgiller etkinliği hazırlamış benim en sevdiğim sebzeyi seçmiş bu ay için. Eee tabi katılmak farz oldu bu durumda. Yapmasını da yemesini de çok sevdiğim, ilk olarak kayınvalidemden öğrendiğim ama zamanla geliştirdiğim Fırında kabak yemeğini paylaşmak istiyorum sizinle.
FIRINDA KABAK
4-5 kabak
3-4 ç.k.un
2 ç.k. tereyağ
2-3 ç.k. labne
100 gr. kadar kaşar peyniri
Karabiber, tuz
Kabakları soyarak dilimleyin ve az suda biraz yumuşayana kadar haşlayın. Ben düdüklü tenceremin kevgiri sayesinde buharda haşlıyorum. Böylece vitamini kaybolmuyor ve çok çabuk sonuca ulaşıyorum. Kabaklar haşlanırken bir tencerede beşamel sos yapar gibi tereyağ ve unu birlikte bir süre kavuralım ve yağ eridikten sonra yavaş yavaş sütü eklemeye başlayalım. Sütü yavaşça ve sürekli bir çırpıcı ile karıştırarak ekleyelim. Bir süre sonra sos süt ilave edildikçe boza kıvamında bir şey olacak. Uygun yumuşaklıkta bir kıvama gelince süt ilave etmeyi kesin. Eğer siz de benim ki her zaman topaksız yapmayı beceremezsiniz birhand blender yardımıyla karışımı pürüzsüz hale getiriniz. Kremayı ateşten alınca içine labne ve kaşar peyniri ile karabiber ve tuzuda ilave edin. Yağladığınız bir borcama sosun yarısını yayın, üzerine haşlanmış kabakları dizin. Kalan sosu da kabakların üzerine dökün. Ve doğruca orta ısılı fırına. Kabakların üstü aynı fırın sütlaç gibi bir renge ulaşınca fırından çıkarın ve sıcak servis yapın. Benim tavsiyem üstü yanmayacak kadar çok kızarsın daha lezzetli oluyor. Afiyetler olsun efendim.

13 Aralık 2006

Brokolili Ispanak

Ispanak ıspanaktır deyip geçmeyin lütfen.. Karaciğeri, lenf bezlerini, kan dolaşımını uyardığını ve hamilelere '' kanlı canlı bir bebeğe sahip olmaları için '' uzmanların ıspanak yemeyi tavsiye ettiğini biliyor muydunuz
Peki ya brokolideki beta karotenin, güçlü bir kanser savaşçısı olduğunu, yemek borusu, mide, bağırsak kanserleri tehlikesini azalttığını... Sanırım simdi herkesin bildiği ıspanak yemeği daha bi dikkatinizi çekmiştir..:))
Bu vitamin deposu için gerekli olan malzemelerimiz;
* 1 kg ıspanak
* 1 demet brokoli
* 1 ortaboy soğan
* 1 ortaboy havuç
* 1/2 çay bardağı pirinç
* Yemeklik salça yada yaz domatesi
* 250-300gr kıyma ( arzuya göre)
Annemizden öyle görmüşüz olsa gerek bende ablam gibi hemen her yemeği düdüklüde yapıyorum. Hem zamandan tasarruf ediyorum hemde kapağı açılmadan piştiği için vitamin değerlerini bir o kadar korumuş oluyorum .Ama tercih sizin tabii .. Varsın sizinkide düdüksüz tencere de pişsin..::))
Az zeytinyağında yemeklik çenttiğiniz soğanı hafifçe öldürün , üzerine minik minik incecik doğranmış havuçları ılave ederek hafif pembeleşene dek birlikte ateşte döndürün. Küçük küçük doğranmış brokolinizi ilave edin. ( Ben salata yapmak için bir demetten 3-4 bahar dalı kadar illaki ayırıp gerisini koyuyorum. Daha yoğun bir tad istiyorsanız tamamınıda koyabilirsiniz). Brokolilerinde rengi değişince ıspanaklarınızı koyup senişene dek kavurun. Pirinci ilave edip salça yada domateslede bir kaç dakika daha şöyle bir çevirdikten sonra çok az su ilave edip ( ben düdüklüde yaptığım için yarım çay bardağı kadar koyuyorum) tencerinin kapağını kapatıp pişmeye bırakın. İnanın çok lezzetli oluyor, brokoliyle tanışmayanlar var ise hiç korkmanıza gerek yok varlığını yemeğim içinde hissetmiyorsunuz bilee..Haa bu aradaaa.. Malzeme listesinde kıyma vardı o nereye gitti diyecek olursanızzz. Yedimm. Yani bi kerede yukarıdaki tarife kıyma ekleyipte yedimm:)) soğan ve havucu takiben arzuya göre kıyma da ilave edebilirsiniz. Özellikle çocuk sahibi olan bayanlarr.. Mutlaka bir kere deneyin derim.. Benden söylemesii.
Afiyet olsun..:)
Eli
Sebzelerin besin değerleri için kaynak: http://www.elitkadin.com/diyet/sebzemeyve.php

09 Aralık 2006

Karar Verene Kadar

Bazı günler insan akşam için ne yapacağını gerçekten şaşırıyor. Zaten canınız yemek pişirmek istemiyor, evde olan malzemeden bile tam haberdar değilsiniz, yorgunsunuz yani biri hadi dışarda yiyelim dese teklifin üzerine atlayacaksınız. Malesef tüm bu duygularla mutfaktan içeri adımınızı atıyorsunuz aynı benim geçen akşam yaptığım gibi. Yaa geçen gün aldığımız patatesler bozulacak bu gidişle onları mı değerlendirsem acaba, hmmm dolapta da bir parça sucuk var kullanılmayı bekleyen, ama kızartma bir şey yapmayayım kilolar için iyi olmaz falan diye düşünürken dolabın karşısında yavaş yavaş şekillendi tüm bunlarda ne çıkar ortaya. Bak bak şu kavanozda da ince bulgur çarptı gözüme ne zamandır kullanmadığım, ben yapsam yapsam kısır yaparım bu bulgurdan derken akşam menüsü belli oldu. Oh işin en yorucu kısmı bitti. Şimdi sıra geldi fiziksel aktiviteye.
SUCUKLU PATATES
4-5 adet orta boy patates
200 gr kadar sucuk
1/2 pk süt kreması
1 yumurta
2-3 çk yoğurt
3-4 çorba kaşığı un
100 gr kadar kaşar peynir Patatesleri soyarak küp küp doğradım. Sucukları da ufak parçalra ayırdım.Derin bir kabın içinde yumurta, yoğurt ve süt kremasını karıştırarak homejen bir karışım elde ettim. Bu karışıma patatesleri, sucukları ve kaşar peyniri ekledim. Elbette istenildiği kadar tuz, karabiber ve kırmızı biber. karışımı bir güzel karıştırdım ve önceden yağladığım borcama döktüm. Orta dereceli fırında patatesler yumuşayana kadar pişirdim. Sonuç gayet başarılı ödülü de lezzetli bir akşam yemeği oldu.

KISIR
Şu taze fasulye meselesi gibi kısırda herkesin yaptığı ama bambaşka tatlar elde ettiği bir salata mı desem yemek mi desem bilemedim. Yıllar içinde benim edindiğim yapım yöntemi şudur efendim. Göz kararı olarak ince bulgur derin bir kaba konur, tuz ilave edilir ve üzerine çok fazla olmamak kaydı ile sıcak su eklenir. Üzeri kapatılarak demlendirilir. Ara ara açarak karıştırılır ve yeniden sıcak su ilave edilir. Bu işlem bulgurlar yenecek kıvama gelene kadar tekrarlanır. Baştan çok su eklenirse bulgurlar yapışır. O yüzden dikkatli olmakta fayda var. Bulgur demlenirken bulgur miktarına göre 6-7 adet taze soğan ve yeşil biber küçük küçük doğranır. Bir demet kadar da maydonaz kıyılır. Demlenen bulgura domates salçası varsa da biber salçası konularak tüm bulgara yedirilir. Bulgurun heryeri kırmızılaştıktan sonra doğradığımız sebzeler, zeytinyağı ve limon ilave edilir. Arzuya göre kırmızı pul biber, sumak ve biraz nane. Aaa hatta evde taze nane varsa maydonozlarla beraber konabilir. Sonra da damak zevkinize göre limon. Ben kısırı doğranmış salatalık ve domatesle ikramı seviyorum. Marul da olur elbette bak o gün hiç aklıma gelmedi nedense. Afiyet olsun.

Yeni Lezzetler ile Klasik yemekler

Geçen gün Digitürkün yeni kanalı Showplus ta bir yemek programına rastladım. Çok sevimli genç bir adam bıcır bıcır konuşarak çok seri el hareketleriyle yemekler hazırlıyordu. Yabancı bir yemek programında hzırlanan yemeğin köfte olması ilgimi çekmişti aslında. Sonradan öğrendim ki bu oldukça ünlü Jamie Oliver'ın yemek programıymış. Zevkle programı sonuna kadar takip ettim ve aklımda kalanlar ve kendi malzemelerimle benzer bir şey yaptım. Sonuçtan o kadar memnun kadım ki anlatamam. Bundan sonra misafirim geldiğinde neyi yapmayı tercih edeceğimi biliyorum. Tariften de anlayacaksınız ama yanında da mutlaka makarna, tercihen spagetti. Yalnız yemeğin güzelliğine kendimizi öylesine kaptırmışız ki şöyle güzel bir resmini çekemedim. Aklıma geldiğinde ise tabakta ancak bu kadar köfte kalmıştı. Size daha güzel göstermek isterdim ama inanın gerçekten çok lezzetli.
SOSLU TOP KÖFTELER
Top köfteler için:
1/2 kg yağsız kıyma
2 orta boy soğan
4-5 dilim ekmek
maydanoz
1 yumurta
fesleğen (tazesi daha iyi olurmuş ama ev de kuru vardı onu kullandım)
kimyon
karabiber
kırmızı pulbiber
nane
kekik
sumak
tuz
Kaşar peyniri rendesi (orjinali mozerellaydı)
Permesan peyniri (ne yapın edin edinin yemeğe asıl farklılığı katan tat buydu bence)
Sosu için:
4 domates
maydonoz
3-4 yeşil taze soğan
2-3 sarımsak
fesleğen
tuz
zeytinyağ
Köfteleri pişirmek için biraz da sıvı yağ
Yemeği yapmaya öncelikle sostan başlayın. Aslında bu sos bildiğimiz klasik makarna sosu. Domatesleri (kabuklarıyla), soğanları, maydonozu, sarımsakları hep beraber rondodan geçirelim. Koyu püre kıvamında elde ettiğimizn içeriği içine biraz zeytinyağı koyduğumuz kaba boşaltalım ve ara ara karıştırarak pişirelim(sosun kıvamına göre biraz su daeklenebilir). Pişmesine yakın içine tuzunu ve fesleğenleri ilave edelim. Ben maydonozların bir kısmınıda rondoda çekmedim ve bu aşamada sosa ekledim. Sos pişerken de köftelerimizi hazırladım. Gene rondada ekmekleri, soğanı, maydonozu ve yumurtayı beraberce çektim. Böyle yaptığım zaman çok daha homojen bir köfte harcı elde ediyorum tavsiye ederim. Bu karışımı kıymaya katarak kekik, kimyon, fesleğen, sumak, kırmızı ve karabiber ile tuzu da ilave ettim. İyice yoğurarak harcımı oluşturdum. Küçük bir kaba koyduğum yağdan avucumu biraz yağlayarak ceviz büyüklüğünde top köfteler oluşturdum. Yassı köfte yapmak her zaman zor geldiğinden bu çok kolay ve zevkli oldu benim için. Sonra geniş bir tavaya biraz sıvı yağ koyup köfteleri biraz kızarttım. Ama bir spatula yardımıyla karıstırarak. Tüm bu işlemler olurken domates sosumuzda hazır oluyor zaten. Kare bir borcama domates sosunu döktüm. Üstüne de pişirdiğim köfteleri yerleştirdim. Onların üstüne kaşar rendesi (bir dahakine mozerella ile deneyeceğim) ve nihayetinde en üste de parmesan peyniri rendesi koydum. Fırında orta derecede pişirmeye bıraktım. O pişerken ben de spagetti pişirdim ve çok az tereğayı ile tatlandırdım. Pişen köftelerin servisi içinse tabağa önce makarna sonra köftelerle baraber sosunu koydum. Ve çok lezzetli bir yemekle tanışmtım. Tavsiye ederim efendim.
ZEYTİNYAĞLI TAZE FASULYE
Şu güzelim sebzeyi de sevmeyen kişi sayısı herhalde çok kısıtlıdır diye düşünürüm genelde. Özellikle zeytinyağlı deyince aklıma düşen ilk yemektir. Dolaptan çıkmış soğuk yenen zeytinyağlı taze fasulyenin yeri başkadır sofralarımızda. Biliyorum çok ilginç bir şey değil herkes yapıyor ama her yiğidin bir yoğurt yemesi olduğu gibi her mutfağında tarzı farklıdır. Bizim ev de bile iki farklı çeşit zeytinyağlı fasulye pişerken başka türlüsünü düşünmem mümkün olmuyor. Nedir bu çeşit farklılığı denecek olursa benim annemin tarifi ve kayınvalidemin tarifi. Resimdeki kayınvalidemin tarifi ile hazırlanmış olanı. Aradaki fark anneminkinde fasulye, soğan, bol bol domates zeytinyağında beraberce bir süre kavrulur öyle su ve sarımsak eklenir. Ayşin anneninkisinde ise sebzeler kavrulmaz direkt pişirilir. İkisi de bence çok lezzetli olur. Ama siz de genelde olduğu gibi kavurarak yapanlardansanız daha sağlıklı olan şu tarifi de deneyin derim. 1 büyük soğan, 2 büyük domates irice doğanır ve düdüklüye yerleştirilen fasulyelere eklenir. Elbette istenilen miktarda da zeytinyağı. Aman diyet için derseniz elinizin ayarını kaçırmayın yağı koyarken. Sonra 3-4 diş sarımsak, 1-1.5 tatlı kaşığı toz şeker, tuz, dibinin tutmasını önleyecek kadar su ilave edin ve kapağı kapayın. Kavurmadan 15 dk sonra taze fasulyeniz hazır. Ama servisten önce illaki de buzdolabında beklemeli. Afiyet olsun.

02 Aralık 2006

Ne Yapsam Ne yapsam

Bazi günler akşam için ne pişirilecek karar vermek oldukça zor oluyor bilirsiniz. Bazen de insanın aklına bir biri ardına hoş tarifler gelir yapmak için. Ben de geçen gün ne yapacağim diye kıvranırken dondurucudaki biftekler gözüme ilişti. Uzun süredir deetle bir şey yapmdığım için bunları kullanmak iyi fikirdi. Tamam ana malzemeyi buldukta şimdi bunu bir de ana yemeğe dönüştürüp yanına da ona yakışacak bir şeyler yapmak lazım. Etleri kızartmak ya da ızgara yapmak yerine farkli bir şey denemeye karar verdim. Aslında farklı demek yalnış olur. Sadece uzun süredir yapmadığım bir yemek biftek sarma. Üstelik yapımı çok kolay, nispeten sunumu değişik ve de lezzetli. Yanına da ne yapsam ne yapsam derken şöyle domates soslu bir spagetti iyi gider diye aklıma geldi. Ama kepekli bulgur denemesinden sonra marketen alıp eve getirdiğim kepekli makarnayı kullanmak daha sağlıklı olabilirdi. Sonuçta ortaya güzel bir ikili çıktı.

BİFTEK SARMA

*4 adet ince kesilmiş biftek
*2 corba kaşığı zeytinyağı
*2-3 tatlı kaşığı kekik
*1 çay bardağı kadar rendelenmiş kaşar
*yeterince kürdan
*yarım su bardağı kadar rendelenmiş ya da ezilmiş beyaz peynir
*maydanoz

Biftekleri birkaç saat öncesinden zeytinyağ ve kekik karışımının içerisine koydum. Böylece etlerimizi bu sosta bekleterek piştikleri zaman daha yumuşak olmalarını sağlarız. Bir kabın içine beyaz peynir ve kıyılmış maydonozları koyup iç malzemeyi hazırladım. Sosta beklemiş olan bifteklerden birini çıkarıp düz bir zemine yaydım. Geniş yönüne peynirli malzemeden koyarak biftekleri rulo şeklinde sardım ve kürdanlar batırarak açılmasını engelledim. Aynı işlemi geri kalan 3 bifteğe de uyguladım. Tüm biftekleri hafifçe yağlanmış kare bir borcama dizdikten sonra üstlerine kaşar rendesi döktüm. Ve doğruca önceden ısıtılmış fırının içerisine. Ara sıra etleri konrol ederek istediğim yumuşaklığı alana kadar pişirdim ve makarnanın yanına servis yaptım.


KEPEKLİ MAKARNA
*3/4 pk kepekli spagetti
*1 orata boy domates
*1çarliston ya da yarım büyük dolmalık biber ya da acı isterseniz 1-2 acı sivribiber
*1 sarımsak
*1 küçük kuru soğan
*kuru fesleğen
*maydonoz

Domatesi, kuru soğanı, biberi, sarımsağı, maydonozu robota koydum ve hepsini karıştırarak bir sıvı elde ettim. Küçük bir tencereye koyduğum zeyinyağına bu karışımı döküp ara sıra karıştırarak bir 10 dakika pişirdim. Sosumuz pişerken tuzlu suda kepekli makarnalarımızı haşladım. Makarnanın suyuna tuzdan başka biraz sıvıyağ döküm ki makarnalar yapışmasın. Ayrıca spagetti oldukları içinde pişme boyunca ara ara karışırarak çubukların yapışmasını önlemeye çalıştım. Aslında makarnaları az suyla haşlayıp suyunu süzmemeyi tercih ederim ama konu ilk kez denediğim kepekli cinsinden olup bir de spagetti olunca riske girmek istemedim. Makarnalar istediğim kıvama gelince kevgirden süzdüm ve üzerinde biraz soğuk su gezdirdim. Makarnanın tenceresine pişmiş olan sosu boşaltıp makarnaları da koydum ve karıştırdım. Sonra da bu leziz karışımı servis tabağına alarak etin yayında servis ettim. Afiyet olsun.

24 Kasım 2006

Derin Dondurucu Bozulursa!

Şimdi söyleyin bana bir gece eve gediğinizde tıka basa dolu derin dondurucunuz kapası açık ve bir çok şeyin çözülmüş olduğunu görürseniz ne hissedersiniz? Üstelikte elinizde kolunuzda market torbaları ve onların içinde de dolaba girmeye bekleyen yiyecekler. Aman tanrım ne kadar kötüydü. Hemen henüz çözülmemiş yiyecekleri kurtarma operasyonu elbette. En yakındaki komşuya transefer. Ya çözülenler?

Ertesi gün hepsini pişirmek zorunluluğu doğdu elbette. Çözülenler içerisinde farklı zamanlarda alınıp dolaba konulumuş parça etler, dondurulumuş bezelyeler, çok miktarda kıyma, dondurulmuş mısır, tavuk parçaları, önceden yapılıp dolaba atılmış pişirilmeye hazır portakallı kurabiye ve bebeğimin yemekleri, onun için hazırlanmış özel etler.. Kıymalarla bol miktarda köfte yaptım, mısırlarla hasır sepetten aldığım tarifle mısır mücveri, etlerin bır kısmı ile etli büryani, diğer kısmı ile şimdi tarifini vereceğim terbiyeli et haşlamadan yaptım. Kurabiyeleri de pişirmeyi unutmadım. Bu kadar çok yemek ve köfte olunca da mangal yapıp arkadaşlarımızı yemeğe davet ettik. Zorunlu bir davet olsa da leziz ve keyifli olmasına engel olmadı.

TERBİYELİ HAŞLAMA

500-600 gr parça et
3-4 patates
15-20 adet bebek havuç (2-3 normal dogranmış havuçta olur)
500 gr yogurt
1 yumurta sarısı
Bol miktarda nane,tuz

Öncelikle etleri düdüklü tencere de üstünü örtecek kadar su işle haşladım ama tamamiyle pişmemesine özen gösterdim. Ardından içerisine doğranmış papatesleri, havuçları ve tuzu koyarak yeniden düdüklünün kapağını kapadım ve hepsi pişecek miktarda bekledim. Bu arada bir kasenin içinde yoğurt, yumurta sarısı ve naneyi karıştırdım. Haşlama işlemi bittikten sonra yemek henüz sıcakken yaptığım terbiyeye sıcak haşlama suyundan ilave ederek karıştırdım ve yavaş yavaş yemeğe ilave ettim. Bir kaç dakika daha ateşte tutarak yemeğin pişirilme işlemini tamamladım. Eh bize afiyet oldu. Denerseniz size de olacak eminim.

18 Kasım 2006

Kıymalı Taze Bezelye

Aslında ilk yemek tarifimde bayağı bir ikileme düştüm. Biz çocukken Bursa da bu sebzeyi bezelye, yuvarlak yeşil olan iç kısımlarını ise araka diye bilirdik. Ne zaman biraz büyüyüp başka şehirler farklı mutfaklar gördüm benim yıllardır araka diye bildiğim şeyin bezelye diye tanındığını, benim bezelyemin ise fazla meşhur olmadığını anladım. Yeşil yuvarlak iç bezelyeyi çok severim ve sıkça pişiririm. Ama yıllarca Bursa dışında yaşamanın alışkanlığı ile nerdeyse benim asıl taze bezelyemin tadını unutacakmışım. Bu yaz İstanbul'da salı pazarında yeniden buluştuk kendisiyle ve bir kaç sefer hasret giderdik. Aslında yıllarca böyle lezzetli bir sebzeyi nasıl olmuşta atlamışım diye çokça da hayıflanmıştım.

Ve geçen gün markette o güzel yeşil şeylerle yeniden karşılaştım. Diğer sebzeler göre biraz daha pahalı olmasına aldırmadan aldım, hemen eve gelip heyecanla pişirdim. Eee bir de gündemde akşam menüsü olunca hemen fotoğrafını çektim. Kimbilir belki tanımayıp yapmak isteyen olabilir diye.

yarım kilo taze bezelye
200 gr kadar kıyma
1 orta boy soğan
1 kaşık domates salçası
Sıvı yağ

Bir çok yemekte olduğu gibi yemeklik doğranan soğanla salça sıvı yağda biraz kavrulur. Ardından kıyma da eklenerek renkleri dönene kadar kavrulmaya devamedilir. Bu arada bezelyelerde eklenir. Sebzeler diriliğini kaybedince su ve tuz ilave edilerek yemek pişmeye bırakılır. Bu arada dipnot olarak ben hemen her yemeği düdüklü tencerede yaparım ve başka türlüsüde çok zor gelir. Düdüklü de buhardan sonra max 10 dakika yemeğin pişmesi için yeterli ama normal tencerede açıp bakma yöntemini kullanmak en iyisi. Ve işte afiyet olsun.