Kekler ve Kurabiyeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kekler ve Kurabiyeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Ocak 2011

01 Eylül 2010

BABY COOKIES

Bunlarda minik Ezgi'nin baby shower kurabiyeleri. Daha o zaman annesine hiç bir kontrolde cinsiyetini göstermediği için, kurabiyeler sarı konseptli oldu.

O da şimdi neredeyse iki aylık bir maviş gözlü bir güzel kız.

Bir an önce tatilden gelselerde sevsek bu güzel kızı.
Öpücükler

11 Ağustos 2010

YAZ

Yaz çoktan geldi de geçiyor bile biliyorum.

Ama hala bir çoğunuz tatilde, kiminiz ise çoktan bitirdi o işi de işlerinin başına döndü bile.

Ben hala parmak arası terlik, deniz, güneş ve bol bol dondurmanın kuşatmasındayım.

Hazır sırası gelmişken yazın en başında Alya için hazırladığım şu sepeti paylaşayım istedim.

Herkese sevgiler ve iyi tatiller.

26 Haziran 2010

İDİL VE FUAT'A ÖMÜR BOYU MUTLULUKLAR

Bu akşam, şu saatlerde iki güzel genç insan hayatlarının sözünü verip ömürboyu birlikte olacaklarına dair imzalar attılar ve dostlarıyla gönüllerince eğleniyorlar Bodrum'un lacivert gökyüzünün altında. Çok mutlu olduklarına hiç şüphem yok, sadece bu mutluklarının daim olmasını diliyorum. Bu yeni evli çiftin gelin olanının bir çılgın bir görümcesi var. O öyle çılgın ki Allah'ın Arap çöllerinden birinde herşeyiyle tastamam hatta çok fazlası ve süprizi olan bir kına gecesi organize etti. Tüm gece boyunca oradaki her bayanı ağlamadan kahkahalarla gülmeye kadar çok fazla duygunun arasında savurdu durdu. Kına gecesine uygun her türlü Türk müziğinin çöl semalarında çınladığı o gece bizler kadar orada görevli Arap bedevilerinin de uzun süre hafızalarıdan silinmeyecek sanırım.
Gelin grafic designer olunca kendini bir çift yüksek pabuç, müstakbel eşini de bıyıkları ve gözlükleri ile sembolize etti davetiyelerinde, bana da onları bu lezzetli cupcakelerde esprilli olarak yansıtmak kaldı.
Hey siz gençler, İdil ve Fuat; çokkkkkk mutlu olun emi...............

Bu gece orada Bodrum'un mavisi, begonvillerin pembesinde sınırsız kahkaha ve eğlenceye dahil olabilmeyi çok isterdim ama onun yerine mutluluk dileklerimi bu Arap meleketinden üflüyorum sizlere çöllerin sıcak kumuyla birlikte. Öpücükler

19 Haziran 2010

BABY GIRL



Fatos, sağlıkla al kızını kucağına da şöyle mıncıklaya mıncıklaya bir sevelim.
Ben bebek özledim yahu

01 Mart 2010

KOŞ YONCA KOŞ

Bir çoğunuzun cogunutakip ettiğini bildiğim www.hurriyet.com.tr ve Kelebek yazarı Yonca TOKBAŞ 7 Mart'ta Antalya'da gerçekleşecek RUNTALYA 2010 koşusunda, "ADIM ADIM" oluşumu ile beraber 10 km koşarak bağış toplayacak.

‘Bir Çocuk Değişir, Türkiye Değişir’ kapsamında, “MİDYAT’A ADIM ADIM” Midyatlı Çocukların Eğitimine Destek Projesi için koşuyor Yonca.

Toplanan bağışlar, Mardin Midyat Öğrenim Biriminin giderleri için harcanacak ,her 60 TL bağış karşılığında bir çocuğumuzun bir yıl boyunca Mardin Midyat Öğrenim Birimindeki faaliyetlerinden faydalanması sağlanacaktır. Bir veya daha fazla çocuğun eğitimine katkıda bulunmak isteyen bağışçılara Midyat Bağış Sertifikası gönderilecektir.

Katkılarınızla Mardin-Midyat Öğrenim Biriminde daha fazla çocuğa, daha iyi eğitim olanakları ulaştırmak istıyorlar, Çünkü inanıyorlar ki, “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Değişir”.

Yonca diyor ki:

"Sayenizde sadece 60TL’ ya koca bir sene boyunca 1 çocuk TEGV imkanlarından faydalansın.

Çok mu geldi 60TL? 1TL de uyar bana. 1TL için de koşarım 10km boyunca.

120 kisi 1TL yollasa, 2 çocuk kurtardık demektir.

Değmez mi buna? Değer.

100km de koşarım icabında.

Haydi iş başına.

Yonca

“KoşarADIM”

Nasıl bağış yapabileceğinizin detayları ise şurada.


Benim bu konu ile ilgime ve bu kurabiyelerin ne anlama geldiğine gelince ise. Bu çılgın Yonca evinde bir sinema etkinliği düzenledi ve bu sinema gecesinin bedelini de min bir çocuk için yapılacak bağış olarak belirledi. Fazla bağış yapacak olanlara ise çeşitli hediyelerinin olacağının da sinyalini verdi.


İşte ben konuk olmanın dışında burada devreye girerek bu kurabiyeleri hazırladım bu bağışı yaparak orada olma hakkını kazanan güzel yürekli bu bayanlara. Gülen bu suratlardan başka bir de en yüksek bağışı yapan ilk üç kişiye verilmek üzere bu yıldızlıları.


O gece Yonca film gösterimine başlamadan önce aynen buradaki yazısında anlattığı gibi hepimize ayakkabılarımızı çıkarttırdı, elimize önceden hazırladığı bir kaç kiloluk ağırlıkları tutuşturdu ve bizi sokağa çıkartarak bir süre yürüttü çıplak ayakla. Biz ne olduğunu anlayamamanın şaşkınlığını daha atamayıp eve dönmüşken o bize "Mardin Midyat'taki çocuklar okula gitmek için asla kirden çamurdan, soğuktan ve çantalarının ağırlığından şikayet etmiyor siz de bu bağışlarınızla o çocukların ayaklarını ısıtıp adımlarını hızlandırdınız. Desteğiniz ve anlayışınız için çok teşekkür ederim” diyerek, hepimze bir çift harika çorap verdi ve kendi dehasının ürünü olan bastığı teşekkürnameleri takdim etti. Sadece bu olsa iyi, en fazla bağış yapanlara başka armağanlar ve tüm gece boyu sonsuz hizmet ve hürmet etti. Bizler de yaratıclığın böylesine güzellikle ve incelikle bir arada olmasına hem şaşkınlık hem de büyük memnuniyet duyduk.


Şimdi gel de böyle etkinliklerle bağış toplamanın dışında 7 Mart'ta Antalya'da 10km koşacak olan bu dört yapraklı Yonca'ya "Run Yonca Run"diye bağırma.

14 Şubat 2010

SEVGİLİLER GÜNÜ KURABİYELERİ VE ÖZEL AŞK TARİFİ

Öncelikle kurabiyelerimizi sizinle paylaşmak istiyorum..

Aşkın renkleri pembee... ve kırmızı ... :)
Eee... şeyy buda kutunun rengii :) Bu renk aşk mı olur demeyin aşk her yerde ve her renkte :)
Veee sevgi dolu ayıcıklar
Ve sonrada sizlerle aşkın tarifini paylaşmak istiyorum. 18 yıl önce uyguladığım bu tarif hala tazeliğini korumakta ..:)
Bu tarifi Keyveni Catering in Aşkınlezzetleri Workshop u için düzenlediği bir etkinlik için yazdım. İlk 5 e girinlere ücretsiz katılım hakkı veriyordu ve katıldım :)...
Buyrun efendim işte 18 yıllık aşkın sırrı :)...

ÇİLEK VE ÇİKOLATA SOSLU AŞK

5 adet temel duyu ( Görme , işitme , tatma , dokunma , koku )

2 avuç mutluluk

1 tutam tatlandırıcı

1 tutam kıvam arttırıcı

1 tutam pembe gıda boyası

1 cup arkadaşlık

1 cup dürüstlük

Yeterli miktarda güven

Alabildiği kadar sevgi

Öncelikle aşkınızın güzel pişmesi için gereken ortamı sağlayınız. Fırınınızı 180 derece sıcaklığa ayarlayıp , kalp şeklindeki kalıbınızı direk sıcaklığa maruz kalmaması ve kabuk tutmaması için yağladıktan sonra üzerine hafifçe sevgi eleyiniz.

Çelik bir kaba birer adet görme ve işitme duyularımızı kıralım , tatma , dokunma ve koku duyularımızı ayrı bir kaba alalım. Her iki kabında içerisine 1 er avuç mutluluğu ilave edelim. Kuru ve temiz çırpıcı mikser ucumuzla her iki kaptaki karışımlarımızı ayrı ayrı çırpalım. Çırpma işlemini yoğun bir kıvam alana ve sertleşene dek sürdürelim. Her iki karışımda kıvamını bulduğunda içine tatlandırıcıyı , kıvam arttırıcıyı da ekleyip birbirine ağır ağır yedirerek dikkatli bir şekilde karıştıralım. Bu aşamada arkadaşlığı ve dürüstlüğü de ilave etmeyi unutmayalım.

Ayrı bir kapta güven duygusunu eleyelim. Şüpheyi ve güvensizliği bir kenara bırakalım. İçine yine eleyerek sevgiyi ilave edelim ki saf ve katıksız olsun. Bu toz haldeki karışımı temel duyularımızın içinde olduğu karışıma yavaş yavaş eleyerek ekleyelim. 1 tutam toz pembe boyamızı ilave edelim Burada dikkat edilmesi gereken konu aşkın kabarması , çökmemesi için sevgi ve güveni ilave ederken mümkün olduğunca ağar ve temkinli hareket edilmeli sönmesine izin verilmemelidir.

Aşkın raf ömrünü uzatmak için içerisine arzuya göre çok az akıl ve mantık ilave edebilirsiniz.

Önceden hazırlamış olduğumuz kalp kalıbımıza karışımı döküp aşk kabarana ve pişine dek fırınınızın kapağını açmayınız.

Piştikten sonra ılık olarak üzerine çikolata ve çilek sosuyla servis yapınız. Yanında mutlaka kırmızı şarap içilmesini öneriyoruz..

Afiyet olsun