Börekler ve Poğaçalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Börekler ve Poğaçalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ağustos 2007

Lahmacun mu? Cantık mı?

Bursa'lı olanlar ne demek istediğimi çoktan anladılar bile. Ama ya siz daha önce cantık denen bir şeyden söz edildiğini duydunuz mu? Lahmacunun daha yumuşak ve küçük olanı da denebilir. Diğer tanımlamalar için buraya da bakabilirsiniz. Bursa dışında yaşamaya başlayınca kadar ben de herkesin bildiği bir şey olduğunu zannederdim, meğerse tam anlamıyla yöreye özgü bir şeymiş. Herneyse cantık olayına nereden geldik onu anlatayım önce. Konumuz aslında lahmacundu bu hafta sonu, o kadar börekten sonra değişiklik olsun diye tarafımdan pişirldi kotarıldı, yenildi, içildi. Sofradan kalktığımızda nasıl olmuş lahmacunlarım diye sorduğum burada misafirimiz olan erkek kardeşim "ne lahmacunu onlar cantık değil miydi? "diyince bende durumu kavradım. Gerçekten de bizim lahmacunlar bir kere o odun fırınlarında pişmiş lahmacunlar gibi incecik değildi, ikincisi bir lahmacunda hiç görmediğim kadar çok kıyma vardı içinde. Bu durumda karar veremedim yediğimiz şeylerin ne olduğuna. Adı her ne olursa olsun yemesi çok güzeldi onu bilin yalnızca.
Bu lahmacunların tarifini Sevgili Aybike'nin tarifleri arasından almıştım daha önce ve defalarca da yaptım. Ben kesinlikle tavsiye ederim size. Aybike henüz tatilden dönmedi ama gene de siz buradan onun orjinal tariflerine ulaşabilirsiniz. Menüye not düşmek adına bir de ben yazmak istiyorum buraya.

Hamuru için:
3 su bardagi un
1 su bardağı ılık süt
1 tatlı kaşığı kuru maya
1 tatlı kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 Türk kahvesi fincanı zeytinyağı

İç malzemesi için
½ kg kıyma
2 küçük küçük doğranmış domates
2 küçük küçük doğranmış biber
İnce kıyılmış maydanoz
Kırmızı ve karabiber
1 çay kaşığı tuz
1 büyük rendelenmiş soğan
½ cay bardağı kadar su
Derin bir kapta ılık süt, maya ve şeker iyice maya eriyene dek karıştırdım ve 10 dakika kadar beklettim. Maya kabarmaya başladıktan sonra diğer malzemelerle birlikte mayayı da ekmek yapma makineme koyup hamur ayarına getirerek onun yoğurmasına ve mayalamasına izin verdim. Ama siz de makine yoksa tüm malzemeleri karıştırıp güzelce yoğurduktan sonra kabarması için üstüne nemli bir bez ortulup ½ saat kadar bekletin. Hamur mayalanırken kıymalı harcı hazırlamak için domates, biber, kıyma soğan, maydanoz ve tuz karabiber, kırmızı biber üçlüsünü de ekledim. Kıymanın içine yavas yavas ½ cay bardağı suyu ilave ederek, kıymaya iyice yedirdim (ben tarifteki miktar sudan biraz daha fazla koydum bilginize).

Kabaran hamurdan limon büyüklüğünde hamurlar kopartılıp, merdane ve un yardımıyla hamurlar açtım, üstlerine kıymalı harçtan koyarak yağlanmış tepside üstleri kızarana kadar pişirdim ve fırından çıkar çıkmaz da, kenarlarına fırça ile zeytinyağı sürdüm. Hmm mis gibi oldular inanın bana. Yapar da bununla da yetinmesseniz Aybike'nin pidelerini de deneyin lütfen. Bakın ben onları da yapmıştım ve harika olmuşlardı. Bir öneri de hamur yoğurmaya zamanı olmayanlar. Markette şu tacolardan alıyorsunuz, üstüne malzemeyi koyup doğru fırına. Alın size basitçe lahmacun.

Konu Bursa ve mayalı hamur olunca, lahmacundan arttırdığım iki hamurla ilgili bir başka denememden daha söz etmek istiyorum. Bursalıların çok iyi bildiği ve tahanlı (aslında tahinli) pide dediği başka bir yöresel hamur işimiz daha var. Her simit fırınında bulunan, kahvaltılarda çok iyi giden bu memleketimin tadını yapmayı denedim bir de. Elimdeki iki limon büyüklüğündeki hamuru fazla inceltmeden açtım ve üstünde oluşturduğum çukura tahinle şekeri karıştırarark yaptığım harcı koydum. Ezgi de üstlerine oynadığı hamurlardan yaptığı biri yıldız biri kalp şekillerini oturttu. Görüntüsü klasik Tahanlı pide gibi olmasa da tadı bayağı bir yaklaşmıştı diyebilirim.

06 Ağustos 2007

Börek Dosyası 5- Çin Böreği

Madem başladım börek tarifleri vermeye bari en son yaptığımı da ekleyeyim de bu dosyayı bir süreliğine raflara kaldırayım. Böreklerden sonra canım bir tatlı çekmeye başladı birazdan da onlardan bahsetmeliyim.
Geçtiğimiz hafta sonu istek üzerine yeniden tavuklu börek yapmaya karar verdi(rildi)m. Ama bir kaç hafta önce yaptığımdan farklı olmalıydı mutlaka. Gene küçük bir dolap operasyonu sonucunda ismini Çin Böreği koymama neden olacak soya sosu ve sebzeler ilişti gözüme. Gerisini tariften takip edelim.

4-5 adet yufka
1 pk tavuk fileto
1 havuç
1-2 yeşil biber
biraz lahana (evde yoktu brüksel lahanası kullandım)
soya sosu
karabiber, tuz
2 yumurta
büyük kase yoğurt
1 bardak sıvı yağ
biraz süt

Biberler ve havuç jülyen (yani ince uzun) doğranıp tercihen bir wok içerisinde kızgın yağda biraz pişene dek çevrilir, ardından gene aynı şekilde doğranmış tavuklar eklenir. Tavuklarında rengi pişmeye yaklaşınca çabuk pişmesi nedeniyle lahanalar eklenir. Suyunu çektikten sonra biraz da soya sosu eklenerek biraz daha ocakta tutulur. Hazır olunca da karabiber ve tuz ilave edilir. Bu karışım biraz ılınıncaya kadar biz de yufkaların üzerine sürülecek karışımı hazırlarız.

Yumurta, süt, yoğurt ve yağ güzelce çırpılır hatta içine annemim yaptığı gibi bir çimdikte karbonat eklenir. Yağlanan tepsiye yufkalar aralarına mutlaka bolca karışım sürülerek konur. Yufkaları yerleştirirken iki kat olarakta iç malzeme yayılır. Kalan karışımda en üstte konur ve börek pişmeden önce dilimlenir. Ben en üstüne susam koymayı tercih ettim, siz çöre otundan yana da kullanabilirsiniz tercihinizi.

04 Ağustos 2007

Börek Dosyası 4- Sambousa

Biliyorum bir çoğunuza bu isim yabancı gelecek ama Arap ülkelerinde yaşayanlar ne demek istediğimi anlayacaklar. Sambousa için bir çeşit yufka denilebilir sanırım. Dikdörtgen küçük şeritler halinde paketlenmiş olarak satılan bu sambousalarla genelde muska böreği gibi şeyler yapılır. Daha fazla bilgi için lütfen buraya bir uğrayınız. Benim gördüğüm kadarıyla içine peynir yada başka bir sürü şey koyup kızartma olarak yapılıyor. Ama kızartmayı mümkün olduğunca mutfağından uzak tutmaya çalışan benim için pek uygulanabilirliği olmayan bir tarz. Ama elinizde yufka yoksa ve canınız börek çekiyorsa insan yaratıcılığında sınır yok efendim. İşte tam da eski yufkasız günlerimden birinde marketten aldığım bu sambousalar benim elimde aşağıdaki avcı böreğindeki yöntemle peynirli böreklere dönüştüler fırında pişirilebilen. Bu sayfayı takip eden ve Arap ülkelerinde yaşayan arkadaşların yararlanabileceğini düşünerek kısaca anlatmak istiyorum.
Aynen aşağıdaki tarifte olduğu gibi her biri yağlı suyla ıslatılmış sambousa yapraklarının içine peynir koyup musaka gibi katlarsaniz, her bir musakayı aynen diğerinde olduğu gibi önce süte (bir kaç dakika beklesinler sütte) sonra galeta ununa bulayıp fırında pişirirseniz inanın çok hafif ve lezzetli bir tatla karşılaşacaksınız.

Börek Dosyası 3- Avcı Böreği

Madem börek tarifi vermeye başladım daha eskilerden yapılmış ama bir türlü yayınlanamamış bir tarif daha. En azından son iki peynirli tariften sonra bir kıymalı çeşitleme. Eğer daha önce yapmadıysanız ya da bir yerlerde yemediyseniz kesin denemenizi isterim. Gerçekten çok çok lezzetli bir börek bu. İçindeki kıyma ve bulgur nedeniyle de çocuklar için de harika bir öğün olacaktır eminim.
4 yufka
2 soğan
Yarım kilo kıyma
1 çay bardağı ince köftelik bulgur
Sıvı yağ
Süt
Galeta unu
Soğanlarımızı rendeleyip kıymayla birlikte kavuralım. Kavrulan soğan ve kıymaya bulgurları ekleyip üzerien bir bardak kadar su ilave edip bulgurlar pişene kadar bekleyelim. 1 bardak su yeterli olmazsa daha fazla su koyabilirisiniz. Bulgurlar da piştikten sonra içine tuz ve karabiber ekleyip ılınması için bekleyelim. Yufkalarımızı üstüste koyup hepsini birden sigara böreği yapacak gibi 8 parçaya bölelim. Elimizde 32 adet parça olacak. Bir kaba sıvı yağ ve aynı miktarda suyu koyup karıştıralım (tamam tamam karışmaz biliyorum) . Bir parçaya yağlı sudan sürüp üstüne ikincisini koyalım ve yeniden sürelim. Yufkanın geniş tarafına da iç malzememizden yayalım. Malzemeyi bol tutmak çok güzel olacaktır sakın unutmayın. Sonra sigara böreği gibi ama çok daha kalıncasını saralım. Bir nevi dikdörtgen parçalarımız olsun elimizde yuvarlak rulolarımız değil. Tüm parçaları bu şekilde hazırladıktan sonra böreklerimizi önce süt dolu bir kabın içine koyalım birer ikişer, sonra oradan alıp galeta ununa bulayalım. Ama galetaya bularken dikkat edin tepsiye konacak alt tabanına pek galeta unu gelmesin üst ve yanlar yeterli, yoksa piştikten sonra o şekilde tepsiden çıkarması zor oluyor. Yağlanmış tepsiye dizip orta dereceli fırında galeta unları nar gibi olana kadar pişirin. Hmmm mis gibi kokular geldi bile burnunuza değil mi? Afiyet olsun efendim.

Börek Dosyası 2- Su Böreği

Bir hafta sonu ne çeşit bir börek yapsam da diye kıvaranırken nette, MSN de kardeşim Elif'le karşılaştım. Tabi hemen fikir alışverişinden sonra bana aşağıdaki bu börek tarifini verdi. Derhal yaptık, yedik ve çokk memnun kaldık.
5 yufka
İçi için 1 kg dan fazla beyaz peyniri kullandım
750 gr-1 kg arası yoğurt
1 su bardağı sıvı yağ
biraz süt
1 şişe maden suyu

Yoğurt, süt ve sıvı yağı karıştıp yufkaların üzerine sürmek üzere bekletelim. 1 yufkayı tezgaha yayıp dörde bölelim, her bir parçanın üzerine yoğurtlu karışımdan sürelim ve peynirden koyup rulo yapıp gul boreği gibi sarıp bir kenarda bekletelim. Tüm bu işlemi 3 yufka için yapalım elimizde toplam 12 adet gül böreği olacak. Bu gül böreklerini bir tesiye koyup içine de su dolduralım ve yarım saat bekletelim. Yarım saat sonunda kalan yufkalardan birini yağlanmış tepsimize buruşturarak yada katlayarak koyalım üzerlerine maden suyu gezdirelim. Yufka katları arasına kalan karışımdan sürmeyi de unutmayalım. Bu tabanın üstüne gül böreklerini sudan çıkarıp koyalım, biraz da onların üstüne maden suyu ve karışımdan ilave edim. Aynı işlemi bir de elimizdeki son yufkayı en üst tabaka olarak tepsiye döşeyip yapalım. En üstte elbette gene karışımımız. Sonra da kare kare kesip fırına. Çok çok yumuşak leziz bir börek daha. Yalnız bir tavsiye isterseniz ben de yoktu ama siz içine maydanozda koyun derim.

Börek Dosyası 1- Pazılı Börek

Galiba bahsetmiştim daha önce Cumaları yani bizim tatil günümüzde, geç gelen kahvaltının ardından geç öğlen yemeğimiz için börek yapar oldum. Şimdilik elimde burada altın değerinde olan yufkalardan bolca olduğu için börek çeşitlemelerinde bulunuyorum. Artık yufkasız kalınca elde açma böreğe girişirmiyim orası meçhul. Şimdilik her hafta başka şekilde yapmaya çalıştığım bu böreklerimin tarifleri birikti de birikti. Nasıl yaptığımı unutmamam için bir an önce yayınlamalıyım. O yüzden arka arkaya gelecek tarifler.
Benim gibi duruma, malzemeye, ruh haline göre ne yapacağına karar verenlerin börekleri de çoğu zaman doğaçlama oluyor. İşte aslında standart tarif ama sunumuyla biraz farklılık yaratmaya çalıştığım pazılı böreğimin tarifi.

4 ya da 5 yufka
2 koca bağ pazı
1 küçük soğan
500 kg beyaz peynir
2 yumurta
gene 500-750 gr kadar yoğurt
1 bardak sıvı yağ

Önce pazıları yıkayıp doğrayıp soğanla beraber suyunu çekene dek kavuralım. Henüz sıcakken de peynirlerimiz ekleyip karıştıralım. Bu aşama da karabiber ev de çocuk yokda kırmızı biber iyi gider. Tepsiyi yağlayıp ilk yufkamızı koyalım ve yoğurt, yumurta ve sıvı yağla hazırladığımız karışımdan üzerine sürelim bolca. Bu şekilde yufka aralarında bu karışımda onlacak şekilde burşturarak ya da kopararak yufkaları dizip arada iki kata da iç malzememiz koyalım. En üstteki yufkamızın üstüne de kalan karışımı döküp arzu ettiğiniz şekilde bıcakla kesin. Pişmeden önce kesmeniz piştikten sonra sıcak servis edebilmeniz için büyük kolaylık sağlıyor. Ben içgen yaptığım için her bir parçanın ortasına birer kesik atıp küçük bir dilim domates ile biberde koydum. Sonuçta lezzetli yumuşak bir börek oldu. Ah bu arada bir de annemden öğrendiğim küçük bir püf noktası; börek fırından çıkar çıkmaz elinizle üzerine biraz su serperseniz böreğinizin üstü kurumaz ve yumuşacık kalır.

22 Temmuz 2007

Bir Tuzlu Bir Tatlı

Son aylarda adet olunduğu üzere hafta sonu yani burada Cuma günleri bizim ev de börek pişer oldu geç öğle yemeği için. Türkiyeden gelip bir şekilde bizim derin dondurucudaki yerini almış yufkalar olmasa bu durum gelenekselleşmezdi muhtemelen ama hazır yufkayı bulmuşken hafta sonu uzun uzun yemek pişirmekle uğraşacağıma börek yapmak kolayıma geliyor sanırım. Bu sefer şu dolapta ne zamandır beni bekleyen mantarları tüketmek misyonunuda üstlendi bu börek. Uzun uzun tarif vermeyeyim, miktarları siz zaten kafanıza göre ayarlarsınız.
Önce mantarları sıvı yağda suyunu salıp çekene dek pişirdim, kırmızı dolmalık biberleri ilave edip biraz daha çevirdimö ardından da küçük parçalara ayrılmış tavukları ilave ettim. Ama benim tavuğum donmuş olduğu için açılması için önceden haşladım. Hepsinin piştiğine kanaat getirince kekik, karabiber ve tuzla tatlandırdım.

Bir yanda da yumurta, yoğurt ve sıvı yağı çırptım. Yaydığım ilk kat yufkamın üzerine bu karışımı sürdüm, ikinci kat yufkayı yaydım ona da sürdüm ve yufkanın yarısına tüm malzemeyi yaydım. Sonra da kocaman bir rulo yaptım. Rulo büyük olduğu için tepsiye sığması için bir iki parçaya ayırıp kürdanlarla destekleyip tepsiye koydum,üstlerine de kalan karışımı sürdüm.
Pişince de dilim dilim kesip servis yaptım.

KREP OLE


Bu da ne böyle diyebilirsiniz ama durun dinleyin önce. Hikayesi cikolatalı pasta grubuna dayanır. Burada pastalarla ilgili konuşarken o kadar çok kişinin krem olelerden bahsettiğini ve pastalarda dolgu kreması olarak kullandığını okudum ki, Türkiyeye gider gitmez üç beş paket ben de attım çantama getirdim buralara. Sonra mutfakta böreğin pişmesi beklerken bir tabak içerisinde dünkü kahvaltıdan kalmış bir sürü pan kek ilişti gözüme. Aslında biz ev de pan kek değilde krep yaparız genelde. Ama Sevgili Jane krep yapmayı bilmediği için marketten hazır aldığı pan kek karışımını kullanarak çocuklara ziyafet çekmiş öncesinde. Birden bir ışık yandı bende de, önümde krepler, dolapta krem oleler bir de yenilmeyi bekleyen meyveler. Zaten Selen'in sayfasında gördüm şeftalili krepli pasta kalmış aklımın bir köşesinde. Hepsini birleştirmem uzun sürmedi.
Soğuk sütle mikserle karıştırarak krem oleyi hazırladım. Bir krep üstüne krema üstüne meyve dizilimine başladım. Ama nasıl yapacağıma karar vermediğim için hem çilekli hem de muzlu yaptım, çeşni olarakta ikisine de kiwi kattım. Bir de çileklerin mayhoşluğu gitsin diye üzerlerine pudra şekeri attırdım. Tüm katlar bitince çileklisine çilek şurubu (pasta denemelerinden halde hazırda olan), muzlusuna çikolata sosu döktüm. Soğumaları için dolaba koydum. Sonra da böreklerini bitirenleri süpriz tatlı ile ödüllendirdim. Hiç beklemediğim kadar lezetli bir şey oldu. Kimi çileklisini kimi çikolatalısını daha çok beğendi, ama herkes ikisinden de yedi. Bir daha ki sefere daha yükseğini yapacağım bu da böyle karar verildi.

28 Mayıs 2007

Sağlık Dolu Italyan

Gene cocuklara daha cok sebze yedirebilmenin arayışları beni bu pizzaya ulaştırdı sebzeli hamburgerden sonra. Yoğun bir günün ardından pek te yemek yapmaya hevesli olmadığım bir gün, pratik olması bakımından (elbetteki dolabınızda hazır pizza tabalarının olması durumunda yoksa hamuru da yapmak bayağı zahmetli) da tercih edildi pizza akşam menümüz için. İyi de ser de annelik de var ya fast food da iyi değil ya o zaman bu işi daha sağlıklı hale dönüştürmek gerekliydi. O yüzden çabuk tarafından bir tavuk haşlanmak üzere düdüklüye konuldu. Bir yandan da brokoli ve karnıbahar robotta beraberce çekildi, kenara ayrıldı. Sonra Bir kaç domates, soğan, maydanoz ve 1 diş sarımsakta robotta suyu çıkana kadar parçalandı ve zeytinyağı konulmuş bir tencere de suyunu çekene bir sos kıvamına gelene kadar pişirildi. Bu arada içine önceden çekilmiş brokoli ve karnıbahardan da eklendi. Pişen tavuğun etleri parçalara ayrıldı. Bu arada pratik olsun fazla uğraşmayayım diye giriştiğim pizza işi beni uzun süre mutfağa bağladı. Hazır mis gibi tavuk suyu ve etleri varken çorba yapılmadan geçilmez değil mi? Üstelik parçalanmış brokoli ve karnıbaharlarda bir köşeden göz kırparken. Durun durun konuyu dağıttım da dağıttım. Aynen olayı yaşadığım günün akışıyla yazıyorum yazıyı da ondan olsa gerek. Nerde kaldık tavuklar hazır, karnıbahar brokoli hazır, tamam işte sos ta pişti. Hazır pizza tabanlarının üstüne bu sos paylaştırıldı, üzerlerine şu meşhur çekilmiş karnıbahar ve brokoliler dağıtıldı ki kamufle olsunlar malzemenin altına. Üstlerine tavuk, zeytin ve mısır, bir kısmına da tavuk yerine pepperoni (olur da bizim bayan tavuklusunu yemem diye tutturursa). Üstüne de peynir olarak kaşar kalmadığını son dakika farkettiğim için dolabın derinliklerinde bulduğun Hellim peynirinden rendelendi, birazda Permasan. Kısa sürede pişmiş ve yemeğe hazır hale gelmişti fakat o ne Ezgi uyumus kalmış, uyandırmak mümkün değil akşamüstüde bir şeyler yediği için bıraktım uyusun. Eee ben de diyetteyim ucundan tattım sadece. Bu durumda bizim sebzeli pizzalar yetişkin olan ve sebzeyle hiç sorunu olmayan diğerlerine yaradı. Allahtan ertesi günü Ezgi tarafından da yendi de ben de amacıma ulaşmış oldum.
Biliyorum biliyorum altı üstü pizza tarifi verecektim bir akşamlık mutfak maceramı anlattım çıktım. Olsun sanırım yapmak isteyenlere bir fikir vermiştir. Ama vaktiniz varsa siz pizzayı bir de hamurunu kendini açarak buradaki gibi deneyin.

18 Mart 2007

KIYMALI PİDE

İnsan Türkiyeden uzakta yaşayınca önceden kolaylıkla bulabildiği ve alıştığı tatları çok fazla özlüyor. Neredeyse her mahalle de bile bulunan pideciler, bizim burada hasretini çektiğimiz yerler oldu, daha doğrusu olmuştu. Ta ki geçenlerde Aybike'nin mutfağında bu güzel pide tariflerine rastlayana kadar. Bunları görene kadar evde pide yapılabileceği aklıma bile gelmezdi doğrusu. Ama meğerse bir çok arkadaşımız bunu yapmış zaten. Bu vesileyle Defne'nin pidelerini de burada anmak istiyorum.

Gelelim yapılışlarına; hamurda genel hatlarıyla Aybike'nin tarifine sağdık kaldım ama iç malzemesini farklı hazırladım. Aybike'de Defne de kıymalı içi hazırlarken önceden pişirmişler ama çiğden koymayı tercih ettim.
Hamurun mayalanma işleminin uzunluğu nedeniyle yaklasik 4-5 saat önceden yoğurmak gerekiyor.
* Yaklasik 1.5 kilo un
*2 tatlı kaşığı kuru maya
* Tuz, toz seker

*Bir bardağın içine mayayı ve 1 tatlı kaşığı kadar şekeri koyarak üzerine ılık su koyun ve 10 dakika kadar mayalanması için bırakın.
*Elenmiş unun içine bardakta kabarmış hatta taşmış olan mayalı karışımı, 1 tatlı kaşığı tuzu ilave edin.
* Karışımın ortasını çukur şeklinde açın ve yavaş yavaş ılık su ekleyerek (su ne çok sıcak ne de çok soğuk olmamalıdır) hamuru yoğurun.
* Hamur elinize yapışmayacak kıvama gelinceye kadar un ekleyin. Hamurun iyice yoğrulmasi gerekir. Hamurun kıvami hafif sertçe olmalıdır.
* Hamur iyice yoğurulduktan sonra, yuvarlayıp bir kabın içerisine koyun ve üzerine çok az un eleyip ıslak bir bez örterek karanlık bir yerde dinlenmeye bırakın.
* Yaklaşık iki saat sonra hamur kabarmış olan hamuru tekrar elinizle bastırıp küçültün ve tekrar üzerini örtüp bir saat kadar daha bekletin.
Hamurun beklemesi süresinde de içi hazırlayacak bolca vaktiniz olacaktır. Arzuya gore kıymalı, peynirli, kaşarlı yapılabileceği gibi, pastırma sucukta kullanılabilir. Ben kıymalı pideyi çok sevdiğim için tercihi bu yönde kullandım. İçini de şu şekilde hazırladım;

600-700 gr kadar yağsız kıyma
3-4 kuru soğan
2-3 domates
Bır kac yeşil biber
Maydonoz, tuz, karabiber

Soğan, domates, biber ve maydanozu minik minik doğrayıp hepsini çiğden karıştırdım. Ama siz arzu ederseniz Aybike`nin yaptığı şekilde kavurabilir ya da peynirli iç malzemesi hazırlayabilirsiniz. Bu arada Aybike’nin hatırlattığı önemli br nokta var pideler yapılırken kullanılan malzemenin soğuk olması gerektiği.

Yapılışına gelince;
* Hamurdan bir miktar parça koparıp merdane ile yaklaşık resimdeki gibi uzun bir oval oluşturun.
* Açılmış hamurun ortasına malzemeyi kaşıkla ince ve homojen olarak kenarlardan pay bırakacak şeklde yayın ve iki uzun kenarından malzemeye doğru katlayın. Uç köşeleri elinizce güzelce kapatın. Eğer bu işlemi iyi yapmazsanız pideleriniz ortadan açılma ya da yayılma eğilimi gösterectir haberiniz olsun.
*Pideleri bir tepsiye uzunlamasına koyun. Önceden 190 C derecede ısıtılmış fırına salın. Bu arada pide miktarı çok olacağı için iki tepsiyi aynı anda pişirebilirsiniz. Ama tepsiyi alt üst katlar arasında uygun şekilde değiştirerek yerleştirin.
*Pideler fırından çıkınca, üzerine bir fırça ile tereyağı sürün, böylece pideler daha yumuşak olur. Ayrıca, pideler biraz soğuyunca ikiye bölünüp kapali bir kaba konursa soğudukça yumuşak olur.

Bu pideleri Defne’nin doğum gününe gelen misafirlerime yaptım. İnanın herkes çok beğendi. Biraz uğraştırsa da inanın denemeye değer.

17 Şubat 2007

Mısır Gevrekli Kurabiye

Biz burada yani Dubai'de Türk bayanlar olarak ayda bir kez kitap klübü adı altında toplanmaya başladık. Önceden karalaştırdığımız bir kitabı okumaya çalışıyor ve bir sonraki toplantı da o kitap hakkında, yazarı hakkında fikirlerimizi paylaşıyoruz. Bir de çok hoş arabic bir cafe bulduk onun terasında minderlerde oturup şimdilerde havanın geceleri serin olmasından dolayı şallarımıza, montlarımıza sarınıp eğlenceli zaman geçiriyoruz. Ama elbette ki o kadar hatun bir araya gelince sadece konumuz kitap olmuyor. Hele bir de yanımızda yiyecekte götürmeye başladığımız için konu ister istemez tariflere geliyor. İşte bu mısır gevrekli kuabiyelerimi o gece kızların çok beğenmesi üzerine yayınlıyorum. Geç bile kaldım çünkü ne zamandır benden bu tarifi bekliyorlar. Tuğbacım senin için geliyor bu tarif. Ama sakın kurabiye ismine bakıp tatlı sanmayın, halis muhlis tuzlu bir lezzet. Hatta isterseniz acı bile.
1 su bardağı mısır gevreği (havanda dövülmüş)
3 çorba kaşığı yoğurt
2.5 su bardağı un
1 pk.margarin
1 çorba kaşığı zeytinyağı
1 adet yumurta sarısı
1 çay kaşığı karbonat
2 çay kaşığı pulbiber (opsiyonel)
1 tatlı kaşığı tuz
çöreotu

Unu, yoğurdu, küp küp kesilmiş margarini, zeytinyağını, pul biberi (çocuklar yiyecekse koymayın), karbonatı ve tuzu bir kapta karıştırın. Havanda dövülmüş mısır gevreğini de ekleyin. Malzemeler özdeşleşene kadar yoğurun. Hamur elinize yapışırsa çok az un ekleyin. Ceviz iriliğinde parçalar koparıp avucunuzda yuvarlayın. Çok az yağlanmış fırın tepsisine ya da pişirme kağıdı üzerine dizin, fırça ile yumurta sarısı sürün, üzerine çöreotu serpin. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında pembeşelene dek pişirin.
Bu tarifi yıllar önce Sofra dergisinin 20. sayısından almıştım. Bu kadar yılda o kadar çok pişirdim ve okadar zevkle yedikki. Umarım siz de denersinizde çok yapılanlar listesine eklersiniz. Sevgiler

08 Şubat 2007

Ev Yapımı Pizza'ya Ne Dersiniz?

Benim Ezgi'm çok sever hatta sever ne kelime bayılır. O yüzden ne zaman dışarda yemek yemeğe karar versek o pizza diye tutturur. İyi güzel de pizzanın hepsini bitiremeyeceği için de içimizden biri de mutlaka onunla pizza yemek durumunda kalır. Geçenlerde hafta sonu kızımı hem neşelendirmek hem de onunla bir şeyleri paylaşmak için gel seninle pizza yapalım teklifinde bulundum. Aman aman sevincini görmeliydiniz. Ben demutluydum çünkü ben de hayatımda ilk defa herşeyiyle bir pizzayı yapmış, kotarmış olmanın sevincini yaşıyordum. Durun lafımı uzatmadan şu resimlerdeki güzel gözüken, tadı da resimlerden kat be kat güzel olan pizzanın tarifine geçeyim.
Hamuru için
*1 çorba kaşığı kuru maya
*1 tatlı kaşığı toz şeker
*Alabildiği un
*1 çay bardağı sıvı yağ
*1 tatlı kaşığı tuz
Üst için;
*3-4 domates
*2-3 diş sarımsak
*ketçap ya da hazır domates salçası
*kekik
*(Aslında bulunabilirse bunların yerine hazır napoliten makarna sosu çok iyi oluyor)
*Mozerella peyniri (yoksa kaşar olur ama imkan varsa mozeralla)
*Üst malzeme için ise siz ne uygun görürseniz ;
Ben sucuk, salam, siyah zeytin, mısır, domates, soğan, brokoli, kabak, küçük bebek mısırı kullandım.

Yapılışı
1 çorba kaşığı kuru mayayı 1 su bardağına koydum ve üzerine 1 tatlı kaşığı toz şeker ilave edip el yakmayacak sıcaklıktaki suyu da üzerlerine boşalttım ve 10-15 dh. mayalanmaya bıraktım. Bu süre zarfında mutfağa geri geldiğimde maya bardaktan taşmış tüm tezgaha yayılmıştı. O yüzden siz bardağı kabın içine oturtmayı unutmayın. Sonra 4 bardak kadar unu kaba boşaltıp ortasına mayayı ve1 çay bardağı kadar da sıvı yağ, 1 tatlı kaşığı da tuz koyup karıştırmaya başladım. Hamuru toparlamak için benim daha un ve su ilave etmem gerekti. Bu aşamada tam bir ölçü veremeyeceğim. Hamur yapışmadan yoğrulduktan sonra üstüne nemli bir bez kapattım. Hafif hafif kaynayan çaydanlığın üzerine hamur kabını oturttum daha çabuk mayalanması için. Ama şimdi Türkiyede kaloriferler yanıyor siz onun yakınına koysanızda olur. Hamur iki katına çıkana kadar mayalansınki bu da en az 1 saat sürüyor. Bu arada ben de diğermalzemeleri hazırladım. Pizza hamurunun üstüne sürülecek domatesli sos için büyük bir tesadüf eseri evde bir kaç gün önce makarnanın sosu kalmıştı onu kullandım. Ama bu sos hazır olarak satılan napoliten sosuydu ve yeterli gelmeyecegi için 3 domatesi 2 diş sarımsağı robotta çekip çok az yağda ocakta pişirdim, içine kekikte kattım. Sonra hazır sosla karıştırdım. Ama siz domatesli bu karışımı daha fazla domates ve biraz salca ya da ketcap ilavesi ile yaparsanızda olur. Hatta belki sadece ketcapla bile olur. Peynir olarak ben önceden pizza yapmayı planladığım için kasar degil mozerella kullandım. Kaşar kadar yağlı değil ve dışarda yediğimiz pizza tatlarına daha yakın oluyor. Hamur kabardıktan sonra hafif yağlanmış kare bir tepsime hamuru ince olarak yaymaya calıştım ama zor oldu. Sonradan Sıcak Mutfaklardan Oylum'un pizza tarifinde anlattığı gibi yapacağım bu kısmını. Eğer tepsiyi unlasaymışım daha kolay yayılırmış hamur tepsiye. Hamuru yayıp tepsi kenarlarına doğru iyice itip bir havuz haline getirdikten sonra domatesli sosu tüm hamura yaydım. Bu sosun üzerine rendelediğim mozerellaların büyük kısmını koydum. Şimdi sıra geldi üstüne ne malzeme koyacağına ki bu tamamen sizin tercihinize kalmış. Ben evdeki malzeme doğrultusunda yarısını sebzeli, yarısını klasik malzemeyle yapmaya karar verdim. Bir yarısına sucuk, salam, mısır ve çekirdekleri çıkarılıp dilimlenmiş hazır siyah zeytin, diğer yarısına küçük küçük çiçeklerine ayırdığım brokoli, bir ince dilimlenmis kabak, 1 ince halka doğranmış soğan,domates dilimleri, dilimlediğim konserve bebek mısırları ve gene zeytin . Tüm bu malzemenin üzerine de kalan mozerelleyi koydum vedoğru fırına. O kadar lezzetli oldu ki ben bile inanamadim. Bundan sonra çok sık yapacağım. Yazınca bana da yapımı zormuş gibi geldi ama inanın öyle değil. Sadece hamuru bekleme aşaması var. Gayet zevkli pizza yapımı. Bir de pizzanın üst malzemelerini koyma aşaması çocuklarla daha bir zevkli oluyor. Ne diyeyim yapanlara şimdiden afiyet olsun.
Biz bu pizzaları ne yaptık derseniz fırındak çıkarıp dilimledik bir kapaklı kaba koyduk ve parka gidip çimenlere yayılarak yedik. Bunu neden mi anlatıyorum? Siz siz olun sakın sıcak pizzanızı kapaklı bir kabın içinde üst üste koymayın. Hem pizza hamurlaşıyor hem de malzemeler fazlaca kaynaşıyor. Ama tadı derseniz harikaydı gene de.

24 Aralık 2006

Kış Gülü

Dubai'de ıspanağı bizim alışık olduğumuz gibi bulamadım ben. Çok nadir olarak yeşilliklerin satıldığı reyonda minik bağlar yapılmış olarak rastlıyorum. Aksine Ezgi de ıspanağa bayılır, sağolsun temel reis sayesinde. Hal böyle olunca dondurulmuş ıspanak kullanıyorum genelde. Geçen gün markette dolaşırken pazılara rastladım ben de. Önce ıspanak diye yanaştıysam da pazı olması da memnun etti beni. Zira onu da, semiz otunu da ıspanak diye yediriyorum hatuna. Aldım eve geldim de ben hiç düşünemedim ki zaten bir gece önce dondurulmuş ıspanaktan yaptığımız yemeğimiz yeni tükenmişti. Dur tazelikleri yitirmeden kavurayım da bir şeyler yaparım diye başladığım mutfak macerasından kış gülü ile çıktım. Bu tarif 4 yıl önce Suudi Arabistan da olduğumuz ve yufka olmadığı için denenmiş olan bir börek çeşidiydi. Zaten ıspanak her zaman o günü getirir benim aklıma. Ben de ha ıspanak ha pazı deyip bir iki ekleme yapıp pişiriverdim pazılı bu kışın gülünü. Biz yedik çok beğendik şimdi sıra sizde. Afiyetler ola.


-1 çay bardağı sıvıyağ
-1 çay bardağı margarin
-1 çay bardağı yoğurt
-1 çay kaşığı karbonat
-1 kabartma tozu
-1 çay kaşığı sirke
-Alabildiği un




İçi için;
-500 gr ıspanak yaprağı(pazı kullandım)
-1 tatlı kaşığı şeker
-2 çorba kaşığı kaşar peyniri
-1 soğan
-1 domates
-bir miktar tuz
-üzeri için yumurta sarısı

Ispanak ve soğanları kavur, küp küp kesilmiş domatesi de ekleyerek pişirmeye devam et. Suyunu çekince ocaktan al ve şeker, tuz, kaşar peyniri rendesini ilave et. Hamur için gerekli yoğurt, sıvıyağ, margarin, sirke, kabartma tozu, karbonatı karıştırıp kulak memesi kıvamında bir hamur yap. Hamuru 2 parçaya ayırıp yarım saat dinlendir. İlk hamuru merdane ile açıp iç malzemenin yarısını hamurun üzerine yay ve uzun yönde rulo yap.Elde ettiğimiz uzun ruloyu bıçakla verevine kes ve tepsiye diz. İkinci hamura da aynısını uygula. Üzerine yumurta sarısı sürerek 200 derecede 25 dk pişir. Zaten pişmesinin tamamlanmasına yakın evi mis kokular sarıyor. İster bizim gibi ana öğünde servis yap istersen çayın yanına.

Bu arada bu tarifi evlendiğim ilk zamanlar yayımlanmaya başlayan ve ben de ilk bir kaç sene bütün sayıları olan sofra dergisinin 14. sayısında sayfa 115 ten almıştım. Bu dergi sayesinde ben yemek yapmayı sevdim, güzel de yemekler öğrendim.

23 Aralık 2006

Pırasalı Muska (Patates köftesine misillemee ...::))))

Nukhet Hanım cımm...
Maşallahh durmamışsınız yine akşam, mutfağa girip döktürmüşsünüz. Sanki kokusu taa burnuma kadar geldi.Çıtır çıtır görünüyorlar vallaha..Bak buda benden.Pırasalıdır kendileri. Akşam bende boş durmadım yani anlıyacağın. Yok yokkk şakaa. Ben bunu yapalı çok olmuştuda tarifini anca yazabiliyorum tarifini. Bakalım nasılmışş
Malzemeler;
* 5 adet yufka
* 100 gr margarin
* 1 çay bardağı sıvı yağ
* 1 çay bardağı su
* 1 demet pırasa
* kırmızı pul biber, kara biber,tuz
Tarif çok basit. Pırasaları güzelce yıkadıktan sonra önce botdan ıkıye kesıp sonra minik minik doğruyorum. Biraz zeytinyağında arzuya göre tuz, karabiber ve kırmızı pul biber ilave ederek kavuruyorum. Pırasalar diriliğini kaybedip piştikten sonra yufkamın birini tezgaha yayıyorum. Eritilmiş margarini,sıvıyağı ve suyu buyuk bir kasenin içinde buluşturup, yufkamın yarısına fırça yardımıyla sürüyorum. Yağlanmamış diğer yarısınıda üzerine kapatıyorum. Böylece iki kat yufkanın arasını yağlamış oldum.Bunu da eşit aralıklarla 4 şerit elde edecek şekilde kesip bu 4 şeridide ortadan ikiye kesiyorum. Tabii siz daha göz doyurucu olsun istersenız daha buyuk şerıtlerde elde etmekte serbestsiniz. Benim minik minik daha hoşuma gidiyor. Neysee nerde kaldıkk. Şu an elinizde 1 yufkadan elde ettiğiniz 8 şerit olması lazım. Bunlarında üzerlerine hafif yağlı karışımdan sürün ve en başına 1 kaşık pırasadan koyup muska şeklinde katlayın. Tepsiye yerleştirdiğiniz muskaların üzerlerine yumurta sarısı ve arzuya göre çörek otu. Orta dereceli fırında üstü pembeleşene kadar pişirin. İşte sonuç mükemmel . Misss gibi kokan çıtır bir börek size
Bu aradaa. Ben fırsat bulunca bu böreği yapıp buzdolabı poşetlerine dizip depfreeze e atıyorum. Geriye tepsıye koyup yumurta sürmek kalıyorr. Tavsiye ederimm
Afiyet olsun

28 Kasım 2006

Piknik Sepetimizden

Geçen hafta Cuma burada tatil günümüzde şirket çalışanlarıyla beraber komşu emirlik Abu Dhabi'nin en güzel şehri olan Al Ain'e gittik. Burası Arap ülkeleri içerisinde en yeşil olan şehirmiş. Eee konu piknik ve de barbekü olunca akşamdan bir şeyler hazırlamakta farz oldu. Bir süre önce Sibel'in Kahvesinde görüp yapmayı kafama koyduğum tuzlu rulolar için de oldukça uygun bir zamandı. Tarifin orjinali ve başka güzel tarifler için burayı da ziyaret etmeyi unutmayın. Üstelik onun rulolarının görünüşü çok daha güzel. Ben tarife ilave olarak kendi yaptığım poğaçalara istinaden içine biraz kuru maya da kattım. Öylesine güzel oldular ki herkes parmaklarını yedi diyebilirim. Herneyse gelelim tarife.

TUZLU RULOLAR

* 2 adet yumurta (birinin sarısı ayrı)
*1 Türk kahvesi fincanı yoğurt
*1 Türk kahvesi fincanı zeytinyağı
*200 g tereyağı (eritilmiş)
*1 tatlı kaşığı tuz
*1 paket kabartma tozu
*2 tatlı kasığı kuru maya
*1 tatlı kaşığı toz şeker
*yarım çay bardağı ılıksu
*Aldığı kadar un
İç malzeme:
* 200 g beyaz peynir
* maydonoz

Öncelikle yarım çay bardağı ılık suyun içine mayayı ve şekeri koyup karıştırın. Diğer malzemeleri koyana kadar biraz kabarsın. Sonra yoğurt, zeytinyağı, tereyağı, tuz ve birisinin sarısı ayrılmış yumurtaları bir kaba alarak mikserle karıştırın. İçine mayalı karışımıda katın. Unu ve kabartma tozunu karışıma yedirerek iyice yoğurun (unu hamur elinize yapışmayacak kıvama gelene dek ekleyin). Ve hamuru 10 dk kadar dinlendirin. Dinlenme esnasında peyniri bir kaba ufalayın, maydonozları ince ince kıyıp peynire karıştırın. Hamuru 6 eşit parçaya bölün. Tezgahınızı unlayarak her parçayı büyükçe bir tabak ebatında açın. Bunu merdane yardımıyla yapabileceğiniz gibi elinizi de kullanabilirsiniz. Daha sonra açtığınız her parçayı keserek 4'e bölün. Hamurun geniş kısmına iç malzemeden koyup sigara böreği sarar gibi sarın. Öncede yağlanmış tepsiye dizin. Ruloların üzerine fırçayla yumurta sarısı sürün, susam ve/veya çörek otu serpin. Önceden 180 derece ısıtılmış fırında pişirin.İsterseniz çayla istersniz meşrubatla ya da gelip geçerken yiyin. Afiyet olsun.

KAKAOLU KEK

*1 sb süt
*1.5 sb şeker
*3 sb un
*1 pk margarin
*3 yumurta
*3 çk kakao
*1 pk kabartma tozu
*1 pk vanilya
*1 limon kabugu rendesi

Yumurtayı ve şekeri mikserle çırpın, içine eritilmiş margarini, sütü, kakaoyu,vanilya ve limon kabuğu rendesini koyup karıştırın. Sonra unu ve kabartma tozunu ilave edip bir müddet daha karıştırın. önceden yağladığınız kek kalıbının içine karışımı döküp doğru fırına. Ortalama 170-180 derecelik fırında 45- 55 dk. pişirin. Sonra o mis kokuları içinde fırından çıkarıp servis yapın.


Aslında tarifte kek kalıbı dedim ama bu sefer ben tepsiye döktüm ve piştikten sonra kare kare kestim. Böylece pikniğe götürmek için uygun kaplara daha kolay yerleştirdim. Çok çok lezzetli oluyor gerçekten. Üstelikte garantili bir tarif, beni hiç utandırmadı. Aslında işin ilginci kek başka bir ıslak kek tarifinden modifiye edilmiştir. Başka bir gün tarifini vereceğim Arap Dudağı kekini yaparken üstüne dökülmesi gereken karışımı ayırmayı unutarak unu ve yumurtayı ekledim. Eee iş işten geçince de kek soslu olmaktan çıktı. Ama ortaya enfes bir tarif çıktı. Hmmmmm bayılacaksınız. Afiyetler.