
170 gr toz şeker
1/2 çay bardağı çilek şurubu
160 gr un

Bana etkinliğe çok uydu gibi geldi siz ne dersiniz?


Bana etkinliğe çok uydu gibi geldi siz ne dersiniz?
Benim minicik güzel küçük kızım bir yaş dada büyüdü. Henüz ablası büyüyememişken gözümde arkasında gelen Defne"nin bile 2 yaşını bitirmiş olmasına halen inanamıyorum. Kuzucum inşallah tüm hayatın boyunca yüzün bu resimdeki gibi gülsün, için hep mutlulukla dolu olsun.
Sonrada onları 2 şeklinde dizmek hoş olur diye düşündüm. Minik kekleri o formda tutabilmek için de alttaki 2 şeklinde başka bir keke oturtmak çok akıllıca oldu. Tek yalnış verdiğim karar keklerin üstünü krema ile süslemek konusundaki ısrarım oldu. Butter kremden hoşlanmadığım için de yaptığım kendi peynirli kremamın sıcakta eriyişini ve figürlerin bazılarının krema üzerinde renk bırakışlarını seyretmek zorunda kaldım. Allahtan akıllılık edip büyük figürlerin altını şeker hamuru ile kaplamıştım. Uzun lafın kısası siz siz olun dışarıda, güneş altında yapacağnız bir kutlamada kremalı pasta kullanmayın.
Defnoş'un sevdiği Barney ve arkadaşlarını yapmak ilk baştan beri aklımda olan bir fikirdi. Ama evdekilerin ısrarla Pingu'ya olan sevgisinin altını çizmeleri pastaya Pingu'nunda girmesine neden oldu. Eh Pingu Barney'nin yanında kel alaka olunca ben de başka minik minik figürleri de oturtarak ortaya karışık bir şey çıkardım. 
Daha önce ciddi anlamda pek kullanmadığım marshmallowlarla da daha yakın çalışma fırsatım oldu. Özellikle esneme özellikleriyle bir çok pasta dekorasyonunda şeker hamuruna yardımcı oyuncu olarak çalışmalarıma katılmalarına karar verdim.
Böylece bir seneyi daha kapattım çocukların doğum günleri açısından. Her sene olduğu gibi bu sene de seneye bu işi abartmayacağımı söylüyorum ama 6 senedir becerebilmiş değilim. Umarım seneye.
Can 6 yaşında bir delikanlı, haliyle enerji dolu. Kendi gibi enerjik kahramanlardan olan Power Rangersları seçmesi pasta için çok anlaşılır o yüzden. Ama hayatında power rangersı sadece bir iki kere TV de göz ucu ile görmüş olan ben için durum biraz korkutucuydu. İnternette yapılan kısa bir araştırmadan sonra onlarında bir kaç çeşidinin olduğunu, hepsinin kostümlerinin farklı ollduğunu öğrendim. Ama bunları Ezgiye sorsaymışım zaten o hepsini biliyormuş. Herneyse sonuçta power rangerslerı ayakta yapmak cok zahmetli olacağı için bari dedim Can`nın hediye paketinden çıksınlar ve sonunda aşağıdaki görüntü çıktı ortaya.
Keki madeira kek,
Ezgi için okuldaki arkadaşlarıyla doğum günü kutlamak çok önemliydi, o yüzden cıvıl cıvıldı. Mumlar üflendi pasta kesildi, teker teke çocuklara hediyeleri verildi. Tüm bunları hazırlamak için bir gece önceki uykusuzluğum, onların bu pasta çok lezzetliymiş deyişleri ile hediyelerinin kurabiye mi oyuncak mı olduğunu ayırt edememenin şaşkınlığını yüzlerinde görmem ile geçip gitti.
Prenses pastamızın pandispanyası; çikolatalı kek, iç kreması; süt kreması, pudra şekeri ve krem ole ile oluşturulmuş turulmuş beyaz krema, içi; ananas, şeftali ve muzdan oluşan, dışı ise ganajdandı.

Aslında sıradaki biscotti tarifini de uzun uzun buraya yazmak istiyorum bir ara kayıtlarımda bulunması açısından ama ben yazana kadar siz Cafe Fernando'ya uğrayıp Sevgili Cenk'in zevkle uyguladığım tarifini kullanabilirsiniz. Oraya gitmişken onun haşhaş tohumu ile yaptığı ve kesilikle çok çok daha muntazam olan milföy çubuklarına bakabilirsiniz.
Pastanın üstüne Goofy'yi oturttuk da, tek başına olmaz ki böyle sipsivri pastanın üzerinde. Onun arkadaşları Mini ve Miki'yi yapacak derman ise hiç kalmamış ben de. Ne olsun ne olsun derken pastanın dolayısıyla Goofy'nin bir partiye gidecek olmasından yola çıkarak ortamı derhal karnavala çevirecek minik aksesuarlar çıktı ortaya. Bir de bu aksesuarlarla bütünlük sağlasın diye kurabiyeler.
Pastayı bu sefer kakosuz yapmayı planladığım için başladım yağsız bir pandispanya tarifi aranmaya. Emel Hanımın bu tarifini pasta için çok uygun bulduğum için, bir iki araştırmadan sonra aynı kakaolu ıslak kekin içindeki kakao miktarı kadar unu ve bir kaç tarifte okuduğum nişastası ilave ettim. Tamam karışık oldu biraz, hemen yazıyorum. Tarif ortalama 25-26 cm çapındaki kalıbım için.
Kakaosuz Islak Pandispanya için
9 büyük boy yumurta (sarısı ve beyazı ayrılacak)
255 gr toz şeker
1/2 çay bardağı portakal suyu
220 gr un
2 çorba kaşığı mısır nişastası
1.Önce unumuzu ve nişastamızı bir kaba eleyip karıştıralım
2. Oda sıcaklığına getirdiğimiz yumurtalarımızı beyaz ve sarısı karışmayacak şeklide ayırıp ayrı kaplara alalım. Bunun için minik bir kaseye 1 yumurtamızı sarısını ve beyazını ayırarak kıralım. Sarısını diğer büyük kabımıza aktaralım, küçük kasedeki beyazımızı inceleyelim sarı var mı diye yoksa diğer büyük çırpma kabına alalım. Eğer azıcık bile sarı karışmışşa panik olmayalım. Bir kaşık yardımıyla sarıyı oradan alıp diğer sarılara aktarmak kolay. Ama yapamayacaksanız siz o yumurtayı ayırın diğeri ile devam edin. Böyle küçük kase ile çalışırsak diğer yumurta beyazlarını tehlikeye atmamış oluruz.
Şekerimizi ölçelim ve yarısını beyazlara yarısını sarılara koyalım.
Sarıları şekerle çırpalım, sarıların rengi açılınca ve şeker eriyince işlemin sonuna yaklaştık demektir. Bu aşamada da portakal suyunu da ekleyelim ve biraz daha karıştıralım.
3. Yumurtaların beyazlarını da ayrı yerde şekerle kar haline gelene kadar çırpalım. Eğer tartarınız varsa bu aşamada bir çimdik de ondan ekleyin ki beyazlar daha sert olsun. Dikkat edilmesi gereken kullandığınız mikser uçlarının tamamen temiz ve kuru olması. Beyazların çırpma süresi 5-10 dakika sürüyor. Yumurta tepecikleri oluşup katı bir kıvam haline gelince bırakın.
4. Şimdi mikseri bir kenara koyun. Yumurta sarılarını beyazların içine bir iki seferde katıp çırpmadan katlayarak nazik nazik tahta kaşıkla bir birine yedirin. (Sakın ola benim daha önce yaptığım gibi unu sarılarla karıştırmayın)
5. Unlu karışımın yarısını yumurtaların içine eleyin ve karıştırın gene nazik nazik, biraz karıştırdıktan sonra diğer yarısını da katın.
6. Unlar görünmez hale gelince de yağlanmış kalıbınıza alıp önceden ısıtılmış orta dereceli (yaklaşık 175 derece) fırında pişirin. Eğer bu sıraya uyduysanız korkmayın kek çok başarılı olacak. Ama sakın ilk yarım saat fırının kapısını açmayın.
Yapımı tamamen buradaki ile aynı olsa da bir kez de burada yazmakta fayda var.
İç kreması ise benim Feyhan'dan aldığım gene Emel Başdoğan'nın vanilyali krema;
225 gr toz şeker
75 gr nişasta
15 gr un
750 ml süt
2 yumurta
1 paket vanilya
1pk süt kreması
Toz şeker, un ve nişasta çelik bir tencerede karıştırılır. Ilık süt yavaş yavaş eklenir. Çırpıcıyla iyice karıştırılır. Homogen hale gelince, içine yumurtalar eklenir ve çırpılmaya devam edilir. Tencere kısık ateşe oturtulur ve sürekli karıştırılarak, koyu muhallebi kıvamına getirilir. Ateşten alınır ve içine vanilya eklenir. İyice soğuyunca, dolapta bekletilerek soğutulmuş, krema eklenir ve mikserle iyice karıştırılır. Üzeri kapatılarak dolapta biraz bekledikten sonra ise kullanıma hazır.
Üç kata ayırdığım pandispanyayı şeftali suyu ile ıslattım, arasına vanilyalı krema sürüp ananas, muz ve şeftali ile kapladım.
Üst kremasını ise benim klasik mascarpon peynirli kremamdan yaptım. Yani 200 ml krema ile bir miktar pudra şekerini mikserle katılaşana dek çirptım. Pudra şekeri miktarı vermiyorum ara ara tadıp bakın damak zevkinize göre. Koyulaşınca da mascarpone peyniri ekledim. Dolapta beklettikten sonra koyu kıvamı ile çok güzel kaplandı pasta.

Uzak diyarlardan birinde, Dubai diye bir yerde minik pek minik bir kız yaşarmış. Herkesin Defne Nehir diye çağırdığı bu güzel kız hayata merhaba diyeli 1 yıl olmuş Bir gün bu küçük hanımın annesi kızının ilk yaşını kutlamak üzere bir sürü insanı yapacakları doğum günü partisine davet etmiş. Partiye davet edilen Nükhet ise Nehir'in ilk yaş pastasını yapmaya talip olmuş. Defne Nehir' in annesi ve babannesi de ondan bu şirin modeli istemişler. Pastayı yapan Nükhet de güzeller güzeli Nehir hanımı modellemesinin imkanı olmadığı için ona arkadaşlık yapın diye bu miniği konduruvermiş pastasının üzerine. Sonra kapmış pastayı icabet etmiş partiye. Gerçekten de masallarda yaşayan prensesler gibi kabarık eteği, lüle lüle saçları ve gülümseyen yüzü ile ortalıkta salınan minik hanıma tüm güzel dileklerini sunmuşlar ailece. Masal daha bitmemiş aksine başlayalı henüz bir yıl olmuş ama sonsuza kadar mutlu yaşamaları muradımızdır bu böyle biline.

Biraz da teknik detaylardan bahsedecek olursam
* Pandispanyası Emel Başdoğan'nın buradaki kakaolu ıslak kekinden.
* İç kreması gene Emel Hanım'ın vanilyalı kremasından. Tarifini mutlaka kitaplarında bulabilsiniz ama benim gibi henüz edinemediyseniz Leziz Tariflerden Feyhan çok güzel anlatmış, kolaylıkla uygulayabiilirsiniz.
* Üst kakolu kreması ise Bizim Pastanen'nin arşivlerinden. Ev de bu kadar güzel bir puding yapılabileceğini tahmin edemzdim. Tek kelimeyle harika oldu. Bir ara uzun uzun taifini buraya da alacağım ama şimdilik Zinnur'un anlatmıyla buradan ulaşabilirsiniz.
* İçi ise frambuazlıydı.

Bunlar da bloglar sayesinde makoronları yeni tanıdığım ve henüz yapmaya çalışmadığım zamanlardan. Ama kim ne dersin desin çok güzeller değil mi?

1 çorba kaşığı ince şeker
200 gr bitter çikolata
60 ml sıcak su
1 çorba kaşığı instant kahve
4 yumurta
110 gr ayrıca ince şeker
1 tatlı kaşığı ilave sucak su
300 ml süt kreması
2 çorba kaşığı kahve aromalı likör (ben Baileys kullandım)
1 çorba kaşığı pudra şekeri

Biz Christmas'tan bir kaç gün önce. bir gece 4 tane bayan ve üç çocuk olarak hem Ayşen'lerin Christmas kekine bir dekorasyon yapmak hem de önceden pişirilen bir sürü kurabiyeyi süslemek için biraraya geldik. 
Ekibimizin küçük üyelerini de unutmayalım. Gerçi onlar pasta aşamasına kalamadılarsa da öncesinde bize yaptıkları yardımlar ve kurabiye süslemekteki yaratıcıkları dolayısıyla onlara da kocaman teşekkürler.
Pasta yapmaktan hoşlanıyorsanız eğer siz de bu işi dostlarınızla birlikte yapmayı denemelisiniz. Sevgiler
Ee konu tatlı bir şeyler olur da ben katılmaz olur muyum? Üstelikte yakın zamanda hediye olarak yapılmış bir iki tarifim varsa. İlki kısa bir süre önce burada düzenlediğimiz bir yardım davetine götürülmek üzere yaptığım minik, şirin muffinler ya da topkekler mi demeliyim bilemedim. Bakın topkek lafını öylesine söylemedim, gerçekten çocukluğumuzun vazgeçilmez topkekleri vardır ya bakkallardan aldığımız, onların çikolatalı olanlarına tadı öylesine benzedi ki belirtmeden geçemedim. Bu minik kekler bizi lezzetiyle olduğu kadar sunumlarıyla da çok memnun ettiler. Tarifin orijinali daha önce bahsettiğim şu kitaptan. Deluxe çikolatalı düğün kekleri olarak bulabilirsiniz siz de içinde eğer kitaba sahipseniz. Miktarlar bir düğüne göre ayarlandığı için çoktu ve ben yarım tarif yaptım aşağıdaki gibi. Ama ben de kalabalık bir davete götüreceğim için elde ettiğim 70 muffin gözüme az geldi ve aynı miktarlardan gene yapıp bu sefer yarısını küçük muffin kalıbında diğer yarısını ise kek kalıbımda pişirdim. 


Bir de bir süre önce yaptığım şu çikolatalı kurabiyelerimi de paylaşmak istedim. Bir yere ziyarete giderken kurabiye götürmek gerçekten çok şık bir fikir bunu da aklınızın bir köşesine yazın.
Uzun süredir bu konuyla ilgili yazamadığıma bakmayın siz, yazamasam da geçtiğimiz ay içerisinde iki tane daha pasta çalışması yaptık marifetli arkadaşlarımla. Yandaki resimdeki bu becerikli eller yukarıdaki çok şirin pastaları kotardılar birer birer. Zeynep ve Seher oğularına ithaf ettiler pastalarını, Asuman ise bu sefer çiçek çalışsın diye ona saksıda çiçeklerle cıvıl cıvıl bir pasta yaptırdık. Asumancığım izninle şunu anlatmadan geçemeyeceğim. Pasta yapımının ertesi günü kızı okuldan arıyor ve bir kutlama için okula bir şeyler götürüleceğini ama annesine söylemeyi unuttuğunu anlatıyor ve ekliyor acilen bir şeyler yap getir diye. Asuman da hemen kapıyor bu çiçekli pastayı koşuyor okula. Ve aldığı o tüm iltifatların ardından suratında kocaman bir gülümseme beni arıyor mutlulukla. Diyorum ki ben de ona aldın sende takdir edilmenin zevkini, duramassın bundan sonra pasta yapmadan.
Sonunda bizde uğraşa didine şu üç şık pastayı çıkardık ortaya. Hepimiz kendi pastamızı çok sevdik, hepimiz sanki krema sıkmanın şeker hamuru kaplamaktan daha meşakkatli olduğunu konuştuk ve de bu işi beraber yapmanın daha da zevkli olduğundan bahsettik. O gece bize toplamak için dokundurtmadığı, korkunç halde dağıttığımız mutfağı geride bırakarak, saatin gece yarısını çoktan geçtiği bir zamanda, ellerimizde pastalar, gene çok güzel bir şeyler yaptık duygusuyla evlerimize döndük. Evet yorgunduk ve hepimizin krema sıkma çalışması yüzünden sağ kol kasları ağrıyordu ama çok mutluyduk. Teşekkürler Sedacım. 
Herneyse gelelim bu pastanın kim için, ne için yapıldığına. Deniz kızlı pastanın sahibi Sude'nin annesinin de doğum günüymüş kızından çok kısa bir süre sonra. O gece evden ayrılırken ben de isterim pasta diyince çiçekli olmasını tasarladığım pastayı nasıl yapacağıma ve ne renk olacağına karar vermem bayağı zamanımı aldı. Sonunda düşündüm ki bu pasta benim Ayşe'ye doğum günü hediyem olacaksa eğer bir hediye paketi olması hoş olur, açınca da içinden pasta çıkar. Ama illa da çiçekli olacak diye tutturduğumdan paket kağıtlarında irili ufaklı papatyaların olması kaçınılmaz oldu.
Akşam pastayı götürdük, pakedini de açıp bir güzel yedik. Hem bize hem dün gece yiyen herkese afiyet olsun, Ayşe' de uzun, mutlu, sağlıklı ve çocukları ile birlikte yaşamak nasip olsun. Nice yıllara Ayşe.

Deniz kızımızın oturduğu yer cenuaz kekinden ara katları ise hasta olduğum için hazıra kaçıp yaptığım vailyalı krem oleden oluştu. Bir de muz ve çilek buluştu. Üstüne de çikolatalı ganaş oturdu. Cenuaz kekinin yapılışı çok değişik bir daha ki yapışımda paylaşacağım söz. Ama şimdi zaman dar sadece dekorasyonumuzla buradayız. 
anlamıyla portakallı pasta. Bir kere pandispanyası bol portakallı, kreması hem poratakal sulu hem de minik rende portakallı, ee içi dilimlenmiş portakallar, süslemesi desen öyle.

Sadece pasta ve okuldaki parti değildi yaşadığımız Hallowen heyecanı. O gece çalan kapımızı açtığımızda kimi cadı, kimi vampir korkunç kılıklara bürünmüş çocukların heyecan için de oyun ya da şeker istemeleri kimimizin ödünü patlattı ama sonunda da eğlendirdi. Peki bilin bakalım Ezgi Hallowen partisine hangi kostümle katıldı? Elbette prenses manyaklığımız her daim had safhada olduğu bu yaşlarda Ezgi'yi başka kostüm içn ikna etmek mümkün olmadı. O da cindrella kostümğyle gitti. Beklediğimin aksine bir çok aynı yaştaki kı prenses olmuş söylediğine göre. İnanın bu da insanı aslında benim çocuğum normalmiş diyecek kadar rahatlatıyor. 
Bu minik kekler hem gecemizin temasına katkı da bulunacaklar hem de lezzetleriyle midelerimizi şenlendirecekler. Gerçekten oldukça farklı bir tadı olan kekler de genelde yılbaşı kurabiyelerinde kullanılan zencefil gibi, muskat baharatları kullandım. Zaten kekin ismi de Zencefilli kek. Tarifini solda gördüğünüz bu kitaptan aldım. Gerek görselliği ile gerekse tarifleri ile bu işlere meraklı olanlar için çok güzel bir kaynak. Zaten kapağındaki güzel görüntü bile kitabı almak için başlı başına bir neden. Gelelim tarife.