13 Ocak 2009

ASLAN TİMUR




Yakışıklı bir minik delikanlı için yapıldı bu aslan pastası. Ama sanmayın sakın resimdeki kıyafetine bakarak cimbomlu olduğu için pastası da aslandı. Bilakis yakışıklımızın kendisi aslan. Yoo şaka değil adıyla sanıyla Aslan Timur yüzü de gülüşü gibi aydınlık olan bu tatlının.


İşte tam da adına uygun bir pastayla yeni yaşına merhaba dedi Aslan Timur. Pastasına bir de aslan şeklinde kurabiyeler eşlik etti. Elbette o daha farkında değil tüm bu olup bitenin ama belli mı olur birazcık daha büyüdüğünde bir aslanlı pasta daha isterse ona en heybetlisinden bir başka aslan, mesela ormanların kralı olandan bir pasta yapmak benim ona sözüm olsun buradan.

Çok şekersin Aslan Timurcum ve hayatının da bir şeker tadında çok mutlu ve sağlıklı geçmesini diliyorum. Nice nice senelere.

09 Ocak 2009

Mutlu yıllarr...::))

Yeni yıl.. yeni yıl.. yeni yıll.. yeni yılll...
Sizlere kutlu olsun...
Yeni yıl.. yeni yıl.. yeni yıll.. yeni yılll..
Sizlere mutlu olsun..
Mutlu olsun insanlar.. mutlu olsun tüm evren...
Yeni yılda hep birlikte ...
Yeni yılda hey hey..
Yeni yılda hep birlikte..Yeni yılda hey heyyy... ::))


Bu kurabiyeler bu şarkı eşliğinde yapıldı zevkle...Bir anaokulu için yapıldılar ve bu sayfaya konuk oldular...


06 Ocak 2009

YENİ YIL

Gecikmiş olmak hiç olmamasından iyidir diyerek, yeni yılın size istediğiniz herşeyi vermesini diliyorum. Karşıladığımız bu yıl uğurladığımızdan çok daha büyük mutluluklar getirsin bize.
Biz kendimiz için de öyle olmasını umarak yılın son günlerinde çeşitli bahanelerle bazı yılbaşı kurabiyeleri hazırladık. Kimi arkadaşlarımıza gitti, kimi okuldaki miniklere, bazıları evdeki ağacımızı süsledi.

Ama en anlamlısı yukardaki sepetin ve ortası şekerli kurabiyelerin Lösev' yararına yapılan bir kermesin masasını süslemesiydi. Bu konudan ve ondan önce yaptığımız diğer bir güzel etkinlikten yakında bahsedeceğim.
O zamana kadar hayatınızın kurabiye tatında geçmesini, mutlu ve sağlıklı olmanızı diliyorum. Sevgiler

27 Aralık 2008

Hallowen Kurabiyeleri

2008 yılını bitirmemize bir kaç gün kalmışken yeni yıl kurabiyelerini yayınlamadan önce buradaki hallowen kutlamaları için yaptığım kurabiyeleri aradan çıkarayım istedim. Burada, özellikle de okullarda bu tür katlamalar bir festival havasında yaşanıyor. Etkinlikler düzenleniyor, kostümler giyiliyor, özel yiyecekler hazırlanıyor falan. Bu kurabiyeleri de arkadaşımın oğlunun okulundaki hallowen etkinlikleri için hazırladım.

Bir gece önce hazırladığım bu kurabiyeler elbette bizim evde Ezgi tarafından da kıskançlıkla karışık bir gıptayla karşılandı. Ertesi gün onun okulunda da hallowen kutlamaları vardı. Bu durumda onun da elinde kurabiyelerle sevinçle gitmesi için o uyuduktan sonra aşağıdaki diğer kurabiyeleri yaptım. Saatin geç olması ve benim de yorgun olduğum göze alınınca hamuru renklendirerek yaptığım diğer hallowen kurabiyeleri de oldukça tatmin edici oldu. Paketleyip kutuladığım bu kurabiyelerde ertesi sabah kızımın şaşkınlık içinde bakan gözlerinde harika bir ışıltıya neden oldu. Sevinç içinde okula gitti.
Akşam ise kurabiyeler için yapılan güzel yorumları gururla nasıl kabul edişini bana anlatınca nasıl mutlu olduğumu sanırım tahmin edersiniz. Çocukları sevindirmek bazen ne kadar da kolay olabiliyor.
Buradan da geçen sene yaptığım hallowen pastasına ulaşabilirsiniz.

20 Aralık 2008

AYICIK

Çok güzel gözleri olan çok ama çok şeker bir kız ayıcıkları özellikle de pembiş mi pembiş olanları pek bir severmiş. Hal böyle olunca annesi de onun için düzenleyeceği o harika ilk yaş partisinde pembe ayıcıklardan başka bir şey düşünmemiş bile. Böylece bu pasta ve kurabiyelerde o güzel partinin tamamlayıcı unsuru olup partiye renk ve tat katmışlar.Umarım tüm hayatının bu aycığın rengi gibi toz pembe geçşin tıpkı masallardaki gibi tatlı Isabella Melek. Öpücüklerim sana ve anneciğine. Mutlu Yıllara.

06 Aralık 2008

Pembe Şato

Sanirim gene uzunca bir ara verdim bir şeyler yayınlamak konusunda. Aslında sırada yayınlamak istediğim bir sürü pastam, kurabiyem ve tariflerim olduğu halde hayatın yoğun temposu içinde onları ancak yapmaya zaman bulabilirken burada paylaşmayı istemeden ihmal ettim. Önümüzdeki bayram tatilini bahane ederek belki biraz daha hareketlendirebilirim sayfamı.Bu sefer Ezgi'nin doğum günü için yapmış olduğum şato şeklinde pastayı beğenen bir küçük kız için hazırladım bu görkemli şatoyu. Bir öncekinden çıkarttığım dersler sonucunda bu sefer kuleleri pastadan yapmadım. Kulelerin bir kısmı sırf şeker hamurundan bir kısmı ise alüminyum folyonun kartonundan. Geçekten çok zevkli br süreçti şatoyu süslemek.


Minik, sapsarı Darcy'nin doğum günü masasını süsledi umarım damaklara da tad verdi bu pembe şato. Hayatın da yüzün günü güzel olsun tatlı kız. Happy Birthday Darcy

05 Kasım 2008

BURJ AL ARAB

Dubai'de yaşadığımı az çok sayfamı takip den herkes zaten biliyor. Bu durumda sizin için bu sayfada dünyadaki en popüler ilk yedi yıldızlı otel ile ilgili bir pasta görmek çokta şaşırtıcı olmasa gerek. Ama inanın böyle bir pasta yapmak için benim için hiç beklenmedik bir şeydi.
Sevgili Canan son görüşmemizde doğum günü için bir pasta istediğinde açıkçası kafamda şöyle bol çiçekli feminen bir pasta hayali vardı. Ama gün yaklaşınca ondan gelen bir telefonla tüm planlar değişti. Espirisi olsun diye üstünde şu sembol otelin resmi olan bir şey olabilir miydi acaba? Elbette bu fikir benim için çok heyecan vericiydi ve daha o dakikada neler yapabileceğime dair fikirler beynime hücüm etmişti. O yüzden çok zevkli, uğraştırıcı ama aynı zamanda da kolay bu pasta çıkıverdi ortaya.

Davetlilerin yüzündeki beğeniyi ve şaşkınlığı izleme şansına sahip olduğum için de ayrıca şanslıydım elbette. Şaşkınlık derken tamamen genç, güzel bir kadının, falanca yaşındaki doğum gününde tema olarak Burj Al Arab'ı seçmesindeki enteresanlıktan bahsediyorum. "Arab'ın kalesi " olan bu oteli her gördüğümde ben seni düşüneceğim Canan umarım sen de her seferinde o gece olduğu gibi hoş ışıltınla gülümseyip bu pastayı hatırlarsın. Mutlu yıllar sana...

02 Kasım 2008

Meme kanseri

Kadınlığımızın korkulu rüyalarında biridir meme kanseri. Bir bebeğe anne olunca sütüyle can veren, bizim kadınlığımızla özdeştirdiğimiz memelerimiz, cinselliğimiz temsilcisi aslında ne büyük bir tehdit altında biliyor musunuz? Kadınlarda en sık rastlanan 10 kanser türü arasında birinci sırada. Dünya da her üç dakikada bir kadın bu hastalığa yakalanıyor ve malesef her 11 dakikada bir kadın bu hastalık yüzünden ölüyor. Ve erken teşhisle çok yol alınan bu hastalık tıbbi nedenler kadar, kültürel nedenlere bağlı olarak olarak bir trajediye dönüşüyor.

Meme kanseri, yayılmadan önce, erken tesbit edilirse,hasta %96 yaşam şansına sahiptir.

Meme kanserine karşı en iyi koruyucu yöntem erken teşhisdir.

Lütfen memelerimizin farkında olup onları kontrol ettirmeyi unutmayalım.
Tüm dünyada Ekim ayı herkesin dikkatini meme kanserinde erken teşhise çekmek için Çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Dubai de bu etkinliklerin çok hoş yürütüldüğü yerlerden biri. Alışveriş merkezleri meme kanserinin sembolu olan pembe kurdelelerle süsleniyor, destek için çeşitli şeyler satılıyor. Hatta bu sene bir de koşu düzenlendi İşte bu kurabiyelerde bizim küçük Lila'nın okulunda bu etkinlik yararına yapılacak bir satışta satılmak üzere sevgili arkadaşımın harika fikriyle hazırlandı. Kadınsal figürleri içeren bu kurabiyeleri hazırlamak zaten büyük zevkti ama hizmet edecekleri amacı düşününce çorbada tuzunun olacağını bilmenin keyfi hepsinin üstündeydi.Bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum.

Meme kanserine karşı en iyi koruyucu yöntem erken teşhisdir.

Lütfen memelerimizin farkında olup onları kontrol ettirmeyi unutmayalım.

24 Ekim 2008

Güller

Bu güzel güller iki insanın birlikteliğine şahitlik etmek için oradaydılar. Umarın üzerinde durdukları pasta da konukların damaklarında hoş bir lezzet bırakmıştır.
Ömür boyu mutluluklar.




19 Ekim 2008

TEDDY BEAR

Bu sefer okulda işlenen konu şu sevimli ayıcıklar hani "Teddy Bear" diye anılanlardan.
Bir sepet dolusu ayı sabahın ilk saatleri ile onları heyecanla karşılayan bir sınıf dolusu miniğe gitti. İsme özel bu kurabiyeleri sevenler sadece çocuklar değilmiş, öğretmenlerinın de sevdiği aldığım duyumlar arasında. Ama sanırım bu işten en çok zevk alan benim, onları şekillendirirken aldığım haz, sonra onları paketleyip isimlerini koyarken edindiğim tatmin duygusu hiç bir şeyde yok. Bir de üstüne bir iki güzel söz duyarsam benden daha iyisi olabilir mi?

09 Ekim 2008

Buzz Uzayda


Şeklinden de anlaşıldığı gibi bir 4 yaş pastası bu. Toy Story deki Buzz isimli kahramanın uzayda geçen bir pasta macerası söz konusu olan.
Pastanın 4 olarak şekillendirilmesi de, kaplanması da, figürlerin yapılması da çok zevkliydi benim için. Daha önceden yapmadığım şeyleri denemek her zaman büyük keyif veriyor.
Ama bu sefer pastanın kendisi ile ilgili de bir farklılık vardı. Pastayı klasik sünger kek arasında peynirli krema ve çilek reçelli olarak yaptım. Önce denemek için küçük bir versiyonunu kendimize yaptığımdan biliyorum çok ama çok lezzetli oldu. Pastaya çilek reçelinin bu kadar hoş bir tat vereceğini asla düşünemezdim. Evde çocuklarda dahil olmak üzere herkes çok sevdi. Dekorasyonla ugrasmadan sadece kremalı halini bir deneyin tavsiye ederim.


Klasik sünger kek
75 gr normal un
150 gr kekun
6 yumurta
220 gr toz şeker (tercihan ince kristalli)

Mikserde oda sıcaklığındaki yumurtaları 7-8 dakika çırpın sonra da birkaç seferde şekeri ekleyin ve şekerin iyice eridiğinden emin olun. Bu kadar çırptıktan sonra bu karışım oldukça hacimli olacak. Mikseri kenara bırakın 3 kere elediğiniz unu 2 çorba kaşığı kaynamış suyla beraber yumurtalı karışıma ekleyerek nazikçe katlayarak karıştırın. Köpüklerın sönmemesine dikkat edin. Kalıbın dibine yaglı kağıt serip kalıbın kenarları hariç yağlayın. Karışımı kalıba döküp önceden ısıtılmış 175 dereceli fırında 25 dakika kadar pişirin.


Krema
350 gr kadar süt kremasını mikserle çırparken tadına bakarak dilediğiniz kadar pudra şekeri koyun. İçine krema sertleştirici ilave edin. 200-250 gr da mascarpon peynirini ilave edip peynir karışımda eriyene kadar çırpın. Fazla çırpmaktan kaçının krema kesiliyor, tadı aynı olsa da görüntüsü hoş olmuyor.

Kremayı bir saate kadar dolapta bekletin, keki fırından çıkarıp soğutun, ortadan ikiye bölün. 3-4 kaşık çilek reçelini birkaç kaşık sıcak su ile blenderda çekin (Aslında direkt olarakta kullansanız bir şey olmaz. Ben ağıza parçalar halinde gelmemesi için bu şekkilde yapmayı tercih ettim). Kekin katlarını çok fazla olmamak kaydıyla sütle ıslatın, reçeli sürün onun da üstüne kremayı sürüp kekikapatın. Gene sütle ıslatıp kremayı her yerine düzgünce sürün ve dolapta bekletip servis edin. Ya da benim gibi şeker hamuru ile kaplayıp dekore edin. Bu krema şeker hamurunu eritmiyor aklınızda olsun.

Eğer olurda denerseniz düşünceleriniz benimle paylaşmayı lütfen unutmayın. Çocukların seveceğini garanti ediyorum.

29 Eylül 2008

JELLY FISH

Rainbow kurabiyeleri için bıraktığınız güzel yorumların ardından bir sepet dolusu daha kurabiye ile çıkıyorum karşınıza. Bu sefer bunların ne olduğunu anlayabildiniz mi?
Aynen diğerlerinde olduğu gibi bir sınıf aktivitesi için hazırlandılar. Bu sefer bu sınıfın konusu Jellyfish yani Deniz Anası. Sizde öyle mi düşünürsünüz ama bana ilk başta konu çok sevimsiz gelmişti. Yani sürekli denizde kaçındığımız, bize dert olan şeylerin kurabiyesini yapmak. Ama nette kısa bir araştırmadan sonra aslında ne kadar güzel gözüktüklerini anlamanız için bulduğum resimlerden birini de buraya koyuyorum. Gerçek deniz analarını bir kenara bırakırsak bizimkiler çocuklara sevimli gözüksünler diye rengarenk ve sevimli bir şekilde bakarken karakterize edildiler. Her birinin üzerine de gideceği çocuğun baş harfi yazıldı. Bence oldukça sevimli oldular, çocuklarında öyle düşündüğü haberi geldi zaten.

Kurabiyelerim de bence çok lezzetli ve yumuşaktılar. İçlerinde pekmez ve zencefil var ama zencefil tadının o acılımsılığı kesinlikle yok. Tarifi paylaşacağım ama şu anda yanımda yok. En kısa sürede bu kurabiyelerin başka görünümleriyle tarif te burada olacak.

18 Eylül 2008

RAINBOW

Bu şirin sepetleri okuldaki temaları gökkuşağı olan arkadaşımın kızının sınıfı için hazırladım. Bulutların arasından çıkan bu insana neşe veren gökkuşaklı kurabiyelerin üzerindeki harfler verilecek çocukların başharfleri.
Hepsi kurabiyelerini sevinçle karşılamışlar. Onların gününü bir nebze de olsa neşelendirdiğim için ben de mutlu hissediyorum kendimi.Ama hepsinden başka ben de çok eğlendim bu sevimli kurabiyeleri hazırlarken. Bütün gökkuşağı severlere sevgilerimi yolluyorum. Tüm sıkıntılı günlerinizin ardından size gökkuşağı etkisi yaratacak güzelliklere ulaşmanızı diliyorum.

08 Eylül 2008

BİR AŞK HİKAYESİ

Uzun bir sessizlikten sonra yeniden bir şeyler yayınlamak bu muzip pastayla oldu. Biliyorum çok tanıdık geldi aslında bu pasta size. Eğer sürekli takip ediyorsanız Akşam Menüsünü şuradaki pastayı hatırladınız hemen. Aslında pasta yaparken kendimi tekrar etmekten ya da yapılmışı yapmaktan hoşlanmasam da telefondaki bıcır bıcır heyecanlı ses ilk evlilik yıldönümü için bu tarz bir pastanın çok espirili olacağını söyleyince ben de zevkle oynadım bu pasta üzerinde. Aslında diğer pastayı tek başıma yapmamış iki yetenekli arkadaşımla ortaya çıkarmıştık. Yeniden bu tema üzerinde çalışmak çok eğlenceli oldı bilesiniz.

Arkadaşımın adını deşifre etmeyeyim istedim bu sefer neme lazım bir yaramaz kek söz konusu olan. Ama aşklarının tüm ömürleri boyunca bu tatda sürüp gitmesini, en az bu pastanın lezzeti kadar tatlı olmasını diliyorum ve onlara sevgilerimi yolluyorum.

27 Temmuz 2008

SİNEMİS'İN Mİ YOKSA ANNESİNİN Mİ?

Bu başlıkta ne manaya geliyor diyenler için kısacık bir açıklama yapayım öncelikle. Sinemis bizim yakınlarda doğacak olana ama henüz anneciğinin karnındaki güzel bebeğimiz. Bu kadar kozmopolit bir toplumda yaşıyorsanız bizim gibi, hem olanca hızıyla kendi geleneklerinizi sürdürmeye çalışırken hem de diğer kültürlerinde işinize gelen kutlamalarını içinize alıveriyorsunuz. İşte "Baby Shower Party" de öyle bir şey. Bebek bekleyen anne için düzenlenen, ona hediyelerin ve güzel dileklerin verildiği, yenilip içildiği ve bol bol muhabbet edildiği bir güzel adet işte. Canım zaten hediye alınan bir kutlama nasıl kötü olabilir ki? Bizde yapılan doğum sonrası bebek kutlamalarının ilk başladığı anlar da diyebiliriz. Bir çeşit anneye yardım yağdırma olarakta düşünülebilir. Mesela dün anneciğe gelen hediyelerden eminim onun almayı planladığı bu sayede o bütçeyi başka şeylere kaydırabilecği hediyeler olmuştur. Yani hediyeyi peşin peşin alıyorsun öyle bir şey işte. Zaten tüm bunlar yüzünden bende karar veremedim bu pastayı hamileliğinin keyfini çıkaran anneye mi yoksa içerde hala keyif çatmakta olan bebeğe mi ıthaf etmeli?Günün anlam ve önemine ilişkin sözleri söyledikten sonra asıl konuma dönebilirim. Ben bu tatlı olacağına emin olduğum bebeğin annesini Dubai'ye yeni geldiğim ve fazlaca kimseleri tanımadığım zamanlarda teklif ettiği bir kahve içme teklifiyle tanıdım ve uzattığı dostluk elini keyifle yakaladım. Bebek sahibi olmanın tüm güzelliklerini (bakın zorluklarından asla bahsetmiyorum bu yazımda) iki kere yaşamış biri olarak onunda anne olacak olası beni çok mutlu ediyor. Sebnem'in ve Can'nın Senemis için harika ebebeynler olacağından hiç kuşkum yok. Tek dileğim onu sağlıkla kucaklarına aldıktan sonra benim de onların mutluluğunu izleme fırsatımın olmasıdır.

Elbette ortada bir bebek partisi olup söz konus bir bebek pastası olunca geri durmam düşünülemezdi. Pastaya talip olduğum gibi o gün evine gelen konuklarına vermesi için de minicik kurabiye paketleri hazırladım çok büyük bir keyifle.

Pandispanyasını biri kakaolu biri portakallı olmak üzere iki kere pişirdim, onları katlara ayırarak bir kakolu bir sade olmak üzere dizdim. Aralarına da mascarponlu kremamdan serdim bolca muz, kiwi ve damla çikolata eşliğinde. Sonunda beni bile dehşete düşüren büyüklükte bir pasta çıktı ortaya. Biraz yüksek olsun derken ben eni konu iri bir pasta yaptım çıktım. Şunu bir kez daha anladım ki benim gözüm doymuyorrrrr.

Herneyse gene keyifli bir uğraşmanın sonunda keyifli bir bir buluşma için hazırlandı ve adet te yerini buldu. Zaten pasta yapmanın güzelliği de ucunda özel günler ve kutlamalar olması değilmidir zaten?

13 Temmuz 2008

BU BİR ILLÜSTRASYONDUR


Sevgili Perçem o neşeli sesiyle beni arayıp eşinin doğum günü için pasta istediğini söylediğinde kafasında pastanın konusunu da belirlemişti. Sürekli evde ki koltukta bilgisayarının başında bir şeyler yapan eşini anlatan bir pasta en güzeli olacaktı. Benzerlerine hep rastaladığım koltukta oturan adam figürü yapmak fikri bana da çok cazip gelmişti, ben de şiddetle destekledim. Ama bir baktımı kendisini görmesini sağlamamızın yolu o anı biraz canlandırmaktan geçiyordu. Böylece iki kadının işbirliği ile koltuk ve koca resimleri yollandı e-mail ile. Sonunda da bu şekilde bir pasta çıktı ortaya.

Ama lütfen dikkatinizi çekmek isterim ki bu sadece bir durum canladırmasıdır yoksa Perçem'in eşi bundan çok ama çok daha yakışıklıdır. Mutlu ve sağlıklı seneler.