Dubai'de yaşadığımı az çok sayfamı takip den herkes zaten biliyor. Bu durumda sizin için bu sayfada dünyadaki en popüler ilk yedi yıldızlı otel ile ilgili bir pasta görmek çokta şaşırtıcı olmasa gerek. Ama inanın böyle bir pasta yapmak için benim için hiç beklenmedik bir şeydi.
Sevgili Canan son görüşmemizde doğum günü için bir pasta istediğinde açıkçası kafamda şöyle bol çiçekli feminen bir pasta hayali vardı. Ama gün yaklaşınca ondan gelen bir telefonla tüm planlar değişti. Espirisi olsun diye üstünde şu sembol otelin resmi olan bir şey olabilir miydi acaba? Elbette bu fikir benim için çok heyecan vericiydi ve daha o dakikada neler yapabileceğime dair fikirler beynime hücüm etmişti. O yüzden çok zevkli, uğraştırıcı ama aynı zamanda da kolay bu pasta çıkıverdi ortaya.
Davetlilerin yüzündeki beğeniyi ve şaşkınlığı izleme şansına sahip olduğum için de ayrıca şanslıydım elbette. Şaşkınlık derken tamamen genç, güzel bir kadının, falanca yaşındaki doğum gününde tema olarak Burj Al Arab'ı seçmesindeki enteresanlıktan bahsediyorum. "Arab'ın kalesi " olan bu oteli her gördüğümde ben seni düşüneceğim Canan umarım sen de her seferinde o gece olduğu gibi hoş ışıltınla gülümseyip bu pastayı hatırlarsın. Mutlu yıllar sana...





Ömür boyu mutluluklar.















Günün anlam ve önemine ilişkin sözleri söyledikten sonra asıl konuma dönebilirim. Ben bu tatlı olacağına emin olduğum bebeğin annesini Dubai'ye yeni geldiğim ve fazlaca kimseleri tanımadığım zamanlarda teklif ettiği bir kahve içme teklifiyle tanıdım ve uzattığı dostluk elini keyifle yakaladım. Bebek sahibi olmanın tüm güzelliklerini (bakın zorluklarından asla bahsetmiyorum bu yazımda) iki kere yaşamış biri olarak onunda anne olacak olası beni çok mutlu ediyor. Sebnem'in ve Can'nın Senemis için harika ebebeynler olacağından hiç kuşkum yok. Tek dileğim onu sağlıkla kucaklarına aldıktan sonra benim de onların mutluluğunu izleme fırsatımın olmasıdır.




Bu arada Jane de kim dersiniz ona kısaca evimizin kadını, kızların ablası, benim elim kolum diyebiliriz. İki senedir 7/24 aynı ev içinde yaşıyor ve gül gibi de geçinip gidiyoruz. Bu aralar Jane bizim kızlarla birlikte Türkiye'de tatilde. Ve ben kızların özleminden başka Jane' i de şiddetle özlüyorum ve bir an önce eski düzenimize dönmemizi diliyorum.
İşte onlar Türkiye'ye gitmeden önceki Haziran'nın son günlerinden birinde bizimki'nin doğum günü vardı. Banim pasta yapma seanslarında mutfakta yanımda olarak bana destek olan Jane için de bir pasta yapmak kaçınılmazdı. Minik bir doğum günü partisi yapacaklardı arkadaşlarıyla birlikte. Ben de onu erkenden oraya yollayıp pastasını arkadan gönderdim. O kadar aklımda kalmış ki onun ortancalara olan hayranlığı aklıma başka bir şey yapmak gelmedi bile. Aslında ortancalarım bayağı mordular ama fotoğraflarda maviye çalmışlar.
Şimdi ise o minik bir prenses oldu, koskaca bir yılını bile geride bıraktı. Ben de ona kelimenin tam anlamıyla çiçekli, böcekli bir pasta yaptım. Söz konusu olan bir kızdı ve pembe kullanmamak elimde olamazdı.
Ece'cim senin hayatında bu resimdeki kurabiyeler gibi renkli geçsin, mutlulukla, sağlıkla ve hep ailenle birlikte ol bebeğim. 








