Pasta calışmaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pasta calışmaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

06 Nisan 2008

KURABİYE CANAVARLARI

Biz burada çok güzel bir etkinlik gerçekleştirdik geçen haftalarda. Burada ihtiyaç listesi bildiren öğretmenlerimizden birinin çağrısına kulak verdik ve bir yardım pikniği organize ettik. Ama bu yazıda asıl konum bu piknik değil, asıl mesele çocuklarımızın başka cocuklar için düzenlenen bir organizsayona dahil edilmesinde. Biz istedik ki onlar da toplayacağımız bu yardım parası için katkıda bulunsunlar, daha şimdiden başkaları için de bir şey yapabileceklerinin bilincine varsınlar. Bu amaçla aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu çocuklar ve kadınlar bir araya geldiler ve bir kurabiye atolyesi oluşturdular. Evlerden pişip gelen bir sürü kurabiyeyi neşe içinde süslediler. Neredeyse tüm çocuklar kurabiyeleri ne amaçla süslediklerini biliyorlardı. Ve bu takdir edilesi davranışları yüzünden de üstlerinde "BEN BUGÜN BİZ OLMAYI ÖĞRENDİM" yazılı madalyalarını gururla birer birer aldılar. İnanamazsınız onların yaratıcılıklarına, hiç ummadığım sayıdaki kurabiyeleri süper bir konsantrasyonla dekore ettiler. Ama şunu da belirtmeden duramayacağım anneleri de bu işe bayıldılar araya kendi yaptıkları kurabiyeleri sıkıştırdılar.
Kurabiyelerin süslenmesi bitip de süslemeleri kuruyunca geride kalan anneler onları bir güzel alladılar pulladılar, ertesi gün için görücüye çıkacak bir gelini hazırlar gibi gayret gösterdiler. Çok yorucuydu herkes için ama o kadar güzeldi ki. Ertesi günü yapılan pikniğimizde de tüm çocuklar hazırladıkları kurabiyeleri kendileri satarak paralarını bizlere taşıdılar. Ve o kadar güzel yürekli anne, baba, abla ağbi vardı ki o piknikte tüm hepsini belirlediğimiz fiyatın çok üstünde paralara satın aldılar. Çocukların o paraları kazanmalarını ve bizlere gururla getirmelerini görmenizi çok isterdim. Gerçekten de tüm kurabiyeler satıldı ve çok güzel bir para toplandı.

Kimdir bu güzel çocuklar derseniz aşağıda hepsini görebilirsiniz. Benim o gün onlar çalışırken, yaptıkları işin bilincinin farkında olmalarından, ciddiyetlerinden ve satıştaki heveslerinden dolayı yüreğim sevinçle doldu taştı tıpki o gün orada olan herkes gibi. Gelecek bu çocukların elinde umarım ki çok daha güzel olacak.




Pasta Gönüllülerinden

Akşam Menüsünü takip edenler bilir. Ara ara buradaki bayanlarla biraraya gelip pasta çalışmaları yapıyorduk. O çalışmalar sonlanmış değil ama asıl bahsetmek istediğim bu çalışmaları birlikte yaptığımız arkadaşlarımızdan bazılarının bu işi devam ettirdikleri.Mesela Asuman, birlikte yaptığımız bir iki çalışmadan sonra azimle uğraştı hatta üstüne kursa gitti ve şimdi çok güzel kremalı pastalar yapıyor. Geçenlerde biraraya geldik ve easter için çok güzel bir kurabiye süsleme çalışmasında ona yardım ettik. Birbirinden cici kurabiyeleri Asumanın becerikli elleriyle paketleyip sunuşuna bayıldım. Okuldaki bir etkinlik için yapılan bu kurabiyeler oradaki masalar içinde en ilgi çekici olanlardı inanın.
Sonra Mine, birlikte yaptığımız derslerden kısa bir süre sonra hemen eşinin doğumgünü için bir pasta hazırladı. Öyle büyük bir pastayı kaplamasına ve buna cesaret etmesine hayran kalmamak elde değildi. Mine'nin bu işe ilgisi sadece bu pastayla sınırlı kalmadı. Hem ortak yaptığımız pastalarda çok güzel figürler çıkardı (bkz noel babanın yanındaki geyik) hem de gelecek yazımda bahsedeceğim miniklerin kurabiye süsleme organizasyonunda çok güzel eğitmenlik yaptı.
Ayşen de bu yukarıda gördüğünüzden başka bir çok pasta daha yaptı sevdiklerine, ama bu pasta geldiği son nokta olduğu için, ve yapıldığı aileyi birebir yansıttığı için buradan ben de paylaşmak istedim sizlerle. Sizce de tam bir profesyonel işi olmamış mı?
Onları şeker hamuru ile tanıştırıp bu işe merak salmalarına bir nebze katkıda bulunduğum için benim de içimi büyük bir mutluluk kaplıyor onların yaptıklarına bakarken.
Ellerinize sağlık kızlar.

30 Aralık 2007

Christmas Cake

Biz Christmas'tan bir kaç gün önce. bir gece 4 tane bayan ve üç çocuk olarak hem Ayşen'lerin Christmas kekine bir dekorasyon yapmak hem de önceden pişirilen bir sürü kurabiyeyi süslemek için biraraya geldik.

Öylesine eğlendik, öylesine iyi vakit geçirdik ki anlatamam. Ama gecenin birine kadar çalışıp çok yorulduğumuzu da eklemeliyim. İşte bize sonunda çok gurur veren pastayı yapan ekipte şu aşağıda gördğünüz çılgın hanımlardan oluşuyor.

Ekibimizin küçük üyelerini de unutmayalım. Gerçi onlar pasta aşamasına kalamadılarsa da öncesinde bize yaptıkları yardımlar ve kurabiye süslemekteki yaratıcıkları dolayısıyla onlara da kocaman teşekkürler. Pasta yapmaktan hoşlanıyorsanız eğer siz de bu işi dostlarınızla birlikte yapmayı denemelisiniz. Sevgiler

23 Aralık 2007

Çalışmalardan Özetler

Uzun süredir bu konuyla ilgili yazamadığıma bakmayın siz, yazamasam da geçtiğimiz ay içerisinde iki tane daha pasta çalışması yaptık marifetli arkadaşlarımla. Yandaki resimdeki bu becerikli eller yukarıdaki çok şirin pastaları kotardılar birer birer. Zeynep ve Seher oğularına ithaf ettiler pastalarını, Asuman ise bu sefer çiçek çalışsın diye ona saksıda çiçeklerle cıvıl cıvıl bir pasta yaptırdık. Asumancığım izninle şunu anlatmadan geçemeyeceğim. Pasta yapımının ertesi günü kızı okuldan arıyor ve bir kutlama için okula bir şeyler götürüleceğini ama annesine söylemeyi unuttuğunu anlatıyor ve ekliyor acilen bir şeyler yap getir diye. Asuman da hemen kapıyor bu çiçekli pastayı koşuyor okula. Ve aldığı o tüm iltifatların ardından suratında kocaman bir gülümseme beni arıyor mutlulukla. Diyorum ki ben de ona aldın sende takdir edilmenin zevkini, duramassın bundan sonra pasta yapmadan.

Elelrinize sağlık kızlar. Bundan sonra benim size öğretecek bir şeyim yok, yeni pastalara yelken açmak bundan sonra sizin elinizde.

Dedim ya artık temel anlamda onlara öğretecek bir şeyim pek yok, o yüzden birazda ben yeni şeyler öğreneyim diye, hem de bildiklerini benim gibi paylaşmak için can atan sevgili Seda, kursta öğrendiği kremalı pasta tekniklerini öğretmek üzere bir gece beni ve tüm birinci grubu evine topladı. Üşenmedi bizlere butter kremler, royal icingler yaptı, krema sıkma ve kaplama püf noktaları öğretti, tüm o güzelim malzemelerini bizimle paylaştı.

Sonunda bizde uğraşa didine şu üç şık pastayı çıkardık ortaya. Hepimiz kendi pastamızı çok sevdik, hepimiz sanki krema sıkmanın şeker hamuru kaplamaktan daha meşakkatli olduğunu konuştuk ve de bu işi beraber yapmanın daha da zevkli olduğundan bahsettik. O gece bize toplamak için dokundurtmadığı, korkunç halde dağıttığımız mutfağı geride bırakarak, saatin gece yarısını çoktan geçtiği bir zamanda, ellerimizde pastalar, gene çok güzel bir şeyler yaptık duygusuyla evlerimize döndük. Evet yorgunduk ve hepimizin krema sıkma çalışması yüzünden sağ kol kasları ağrıyordu ama çok mutluyduk. Teşekkürler Sedacım.

14 Kasım 2007

Yorgan Altı


Yandaki bu iki şeker bayanla geçen akşam bu biraz muzur pastayı tasarladık, modelledik ve yaptık. Aslında bu onların şeker hamuruyla ilk tanışmasıydı. Ama resimlerden gördüğünüz gibi hiçte acemi çalışması çıkmadı ortaya. Vallahi biz çok eğlendik, sonra da uzun süre yaptığımız çalışmaya hayran hayran baktık. Umarım pastanın hediye olarak gittiği kişilerde durumdan hoşnut kalmışlardır.

04 Ekim 2007

Pasta Yapmaya Devam

Bizim 1. Grup 3. Çalışmasını da gerçekleştirdi geçenlerde. Bu sefer planımız herkesin tek tek pasta yapması değil modelleme yaparak tek bir pastayı süslemekti. Üstelik 2 gece sonra da bizim buradaki kitap gecemiz vardi. Demetin önerisiyle bir pasta yapıp üzerini geceye uygun süslemeye karar verdik. Amaç her nekadar kitaplardan konuşmak olsada bir sürü kadın bir araya gelince olay yeme, içme ve muhabbete de kaydığı için modellemelerimizde mükellef bir sofrayı ihmal etmedik.
Bu sefer ekibimize Ayşen'nin kızı Melis'te katıldı ve sofrada gördüğünüz bir çok yiyecek onun elinden çıktı. Aman sakın şu minik pastacılar Lila ve Ezgi'yi de unutmayalım. Önceleri Melis gibi yanımızda olmak için çok diretselerde Demet onlara harika bir köşe hazırlayarak yaratıcıklıklarını destekledi.
O gece sadece modelleme yapmadık elbette. Emel Başdoğan'nın şurada da bahsettiğim kekini birlikte pişirdik. Bence o kekte dikkat edilmesi gereken unsurlar olduğu için uygulamalı anlatmayı istedim. Bu arad Seda da Wilton'nun krema sıkma derslerine gidiyor ve bize oradan örrendiği ipuçlarını aktarıyor. Mesela kitaplarda hep gördüğümüz ve benim kalıptan kolaylıkla çıkarılması için yapıldığını düşündüğüm kalıbın kenarına da yağlı kağıt konulmasının başka bir nedeni varmış. Keki fırına attığımızda sıcak fırın önce kenardaki keki pişiriyor ve ortası kabarıyormuş. Ama kenarlara da yağlı kağıt koyarsak ısının kenarlara çabucak etkimesine engel olurmuşuz. Gerçekten de çepeçevre kağıtla kapladığımız kalıbımızda pişen kekin tepesi hiç kabarmadı. Neredeyse üstünü tıraşlamaya gerek kalmayacak şekilde düz pişti.
O gece Demet harika bir evsahipliği yaparak bizi yedirdi içirdi. Kekimizi pişirdik, modellemelerimizi yaptık, kapalı kaplara koyduk ve ben hepsini alarak eve geldim. Benim görevimde keki pastaya çevirip modellerine üzerine yerleştirmekti.

Önceden yaptığımız konuşmalar sonucunda pastanın kremalı olmasına, içinin ise hafif meyveli ve beyaz kredan yapılmasına karar verildi. Bir gece sonra ben de süt kreması, mascarpon ve pudra şekerinde oluşan kremamı hazırladım. Ama öyle sade olmasına içim elvermedi. İçine koymayı düşündüğüm çilek, kiwi ve şeftaliyi ayrı ayrı rondadan geçirdim ve üçe böldüğüm kremaya katarak, üç farklı aromalı krema elde ettim. Bu kremaları da yarım saat dolapta beklettim.

Pastam yüksek olduğundan dört kata ayırdım. Katları golden surupla ıslattım. Yeni aldığım kitaplardaki bir çok tarifte kullanıldığı için almış ama heniz deneme fırsatım olmamıştı. Oldukça güzel biraz bala benzeyen ama daha sıvı bir şey şu şurup. Her kata kremayı sürüp o krema hangi meyveden yapıldıysa onları da dizdim. Sonunda yüksek bir pastam oldu.
En üstüne de standart ganajımızı hazırladım. Oda sıcaklığını gelince pastaya biraz sürüp pastayı da ganajıda dolaba kaldırdım. Yarım saat sonra ikisini de çıkarıp tüm pastayı koyulaşmış ganaşla kapladım. Ve tüm gece dolapta beklettim.

Yapılacak tek şey ertesi gün kızların yaptıkları o güzelim bayanları ve aksesuarları pastaya yerleştirmek oldu.

Ve sonunda elimde pastayla kitap gecesine ulaştığımda, yaklaşık 30 kadına geceye uygun hem de ortak bir çalışmanın ürünü olan bu pastayı göstermek hem benim için hem de 1, grup için çok guru vericiydi.

10 Eylül 2007

2.Grup 1.Çalışma

Bir kaç gün ara ile yepyeni gönüllülerle 2, grup ilk dersimizi yaptık. Aynen diğerlerinde olduğu gibi çok yorucu ama o kadar neşeli, hareketli bir çalışma daha yapıp gene ik çalışma için çok güzel pastalar süslediler. Onları o kadar önceden uyarmam rağmen bu kadar uzun süreceğini ve yorulacaklarını tahmin etmemişler. Aslında olaya mantık boyutunda baktığınız zaman bu şekilde pasta yapmanın pek akılcı bir tarafı yok. Saatlerce uğraştığınız şey bir kaç dakika içinde bir kaç takdir cümlesi eşliğinde mideye indiriliyor. Ama hayatta hiç bir şeyi sadece mantıkla açıklayamadığımız gibi pasta yapmanın insana verdiklerini de bu işi yapmadığınız sürece ifade edemeyiz. Aslında olay bir hobi uğraşı olarak ele alınığında kabul edilebiliyor. Kafanızın ve bedeninizin sadece yaptığınız bu işe yoğunlaşarak başka şeylerden arınması bir anlamda terapi oluyor. Yalnız benim için bu derslerle birlikte işin başka bir boyutu daha ortaya çıktı. Ben hobi olarak başladığım ve sürdürdüğüm pasta yapma işini başkalarının da hobi edinebilmesi için harika toplulukların içinde buldum kendimi. Böylece henüz bir senedir bulunduğum bu ülkede bu çalışmalar sayesinde bir sürü yeni arkadaş edinir oldum. Hepsi birbirinden tatlı olan bu bayanlarla pasta yaparken neler konuşup paylaştığımızı bir bilseniz.Hmmm konuyu fazla dağıtmayayım gene. Bu sefer katılımcı olarak 3 kişi, izleyici olarakta 2 kişi vardı. İzleyicilerimizden Kadriye'yi tam anlamıyla yamak olarak kullanıp onu getir bunu götür işlerinde kullandık. Ama en çokta susayanları buz gibi sularla destekleyerek büyük sevap kazandı. Kadriye izleyici ve yamak durumundayken nasıl olduğunu anlayamadan tatlı kızı Belis kıyıdan kenardan katılarak ele geçirdiği her malzemeyle istikbal vaad etti. Meğerse Belis oyun hamurlarıyla oynamayı çok severmiş. Bu durumda bizim mutfakta onun için nimet oldu.Herkes kekini kendi pişirip getirdi. Küçük kek pişirin uyarılarıma rağmen kendince küçük ama bizim için büyük bir kek pişiren Seher gün sonunda niye küçük bir kek istediğimi anladı. Zeynep'çim de kekini verdiğim ölçülere göre büyük gelen bir kalıpta pişirdiği için keki çok inceydi ama devreye hemen Asuman girerek kare pişirdiği kekinin yarısını sınıf arkadaşıyla paylaştı.

Biz gene ganaş hazırladık ve herkes istediği meyvelerle pastasını hazırladı. Pastalar dolapta kendilerine gelirken onlarda ne yapsam telaşına düştüler. Kitaplar karıştırıldı, herkes gözüne kestirdiği bir modele başladı.
Zeynep oğluşu için bir pasta yapmak istediğinden araba, uçak, gemi kalıpları kullanarak hamurları oğlan pastasına yakışacak renklerde seçti. En erken onun süslemesi bitti ve bir ara alın şu pastayı önümden yoksa daha fazla süsleyerek berbat edeceğim paniği yaşadı. Arda onunla çok gurur duymuş ve o günkü en güzel pastayı yapanın annesi olduğuna karar vermiş aldığımız son duyumlara göre.

Asuman kitapta gördüğü bu sade ama göründüğü kadar da kolay olmayan bu pastaya vuruldu. Bire bir yapmak için büyük bir ciddiyetle çalıştı. Hatta modelin üzerinde olan güvercinleri de bir kaç kere yaptı ama unutarak diğer hamur parçalarıyla attı, yılmadı gene yaptı. Yardımcı olmak için benim yaptığım kuşa da bu daha çok ördeğe benziyor deyip reddetti. Ama nihayetinde kuşunu da kondurdu. Fiyonkların hamurlarını ince açtığı için kuruyan kurdelelerin daha kolayca kırıldığını da tecrübeleriyle öğrenmiş oldu. Kırık fiyonklar onun cesaretini kırmak yerine eve gider gidermez yenileri hazırlayıp koymuş pastanın üzerine. İnadına hayran kaldım Asu.

Seher de sanırım en çok şeker hamurunun renklendirmesinde zorlandı. Durmadan bu renk oldu mu diye bize sorup, yok daha yoğurmalısın cevabını alınca offf çekip durdu. O bize hamur açamadığını söylediyse de kendi hamurunu hiç yardımsız açan ve tek başına yırtmadan kaldıran o oldu. Çiçekte karar kıldı ve illa da kelebek istedi. Herkes pastayı çok beğendi ama kelebeklerin biraz fazla olduğu konusu da konuşulmadı değil.
Belis ise kalıplarla, çiçeklerle bir sürü şeyler denedi. Annesine niye sen de yapmadın diye sordu durdu. Ama malesef bizim mutfak 4. bir pastayı kaldıracak kapasite de değildi. Ama onunda eğlenceli bir gün geçirdiğine eminim. Bu arada Kadriye bize yardım etmekle kalmadı o ve Seher güzel sesleriyle kulak paslarımızı da giderdiler.
Her zamanki gibi çok yorgun ama mutlu ve gururlu kadınlar uzun süren bir fotograflama aşamasından sonra ellerinde pastaları evlerinin yolunu tuttular. Ben mi ne yaptım? Yüzümde bir gülümseme mutfağın toplanmasına yardım ettikten sonra kendimi koltuğa attım.

09 Eylül 2007

2. Pasta Çalışması


Dubai'li sultanlar ya da diğer bir deyişle pasta gönüllüleri bu işi bayağı bir sevmeye başladılar, yoksa başka hangi 5 kadın bir araya geldiğinde Ayşen'nin bize açtığı o güzel evinde muhabbet etmek varken gecenin 1.5 'una kadar pasta yapar ki? Evet evet bu sefer ki pasta seansımızı kahkalar eşliğinde tamamladığımızda saatler neredeyse 1.30 u gösteriyordu. Eve geldiğimizde ne kadar yorgun olduğumuzu varın siz tahmin edin. Ama o yorgunluğa rağmen 3. dersi bile planlamaktan geri durmadık.
Bu sefer grubumuz bir önceki dersten dolayı daha bir deneyimli olarak mutfaktaydılar Seda dışında. Üstelik bu sefer hepsi kendi keklerini kendileri pişirip getirdiler. Bu çalışmamızda benim klasik mascarpone peyniri koyduğum kremamı yaptık. Herkes arzu ettiği iç malzemeyi kullandı. Ama herkesin favorisi Ayşen'nin bize iki dakika da hazırladığı fındıklı krokanlardı.
Uzunca bir süre ne yapsam ne yapsam derdi oldu. Sedanın keki kalp şeklinde olduğu için onun böyle romantik bir pasta yapması kaçınılmazdı. Geçen sefer Mine çiçek çalıştığı için ona izin vermedim çiçekli bir pasta yapması için o da bize bu çok şirin ve faideli kitabı seçti. Demet çocuklar olmadığı için özgür iradesiyle çiçek çalışabileceği sapsarı bu modelde karar kıldı. Ayşen ise model çalışacağım dedi başka da bir şey demedi. Ve hamurunda başına gelen onca aksiliğe rağmen iki minik yavrusunu pastasının üstüne kondurabildi. Bir dahaki dersimizde kek yapımına ara vererek sadece modelleme teknikleri çalışmaya karar verdik. Aslında biraz da hem oturarak yapılan hem de muhabbetin yoğunlukta olduğu bir gece geçirmek niyetimiz.
Kısaca özetlemek gerekirse; derse başlamadan önce Ayşen'nin bize hazırladığı masa ve o sıcak ortam nedeniyle her an ders kaynayıp gidebilirdi. Ama benim bayağı sıkı bir hoca olduğum ortaya çıktı ve kimsenin yan çizmesine olanak vermedim. En kaytarmaya müsait kişi olarakta Mine'yi seçtik. Aslında bir de meraklı bir minik Melis'imiz vardı ama aklı biz de kalarak uymaya gitmek zorunda kaldı. Demet her yaptığı çiçeğe bunu kendisinin yapmış olabileceğine inanamayan gözlerle baktı. Seda'nın ise ertesi gün bize aktardığını da anlatamadan geçemeyeceğim, o kadar güldüm ki. Gece eve 2 gibi ulastıgında o kadar yorgunmus ki pastayı basucundaki masaya bırakıp sızmış. Sabah uyandığında minik Mina'nın çıkardığı topları o uyanmadan yapıştırmaya çalışan ama beceremeyen eşi ile karşılaşmış. Ne bilsin adam halbuki işin sırrı bir damla suda.

26 Ağustos 2007

Pasta Gönüllüleri

Bu sefer pastaları ben yapmadım mutfağımda. Pasta yapma işini merak eden, bunu öğrennek isteyen üç tane çok tatlı arkadaşım vardı bu mutfakta. Geçen gece önlüklerini ve merdanelerini alarak bize geldiler. Ben dahil 4 kadın akşamın 8' den geceyarısına kadar bizim mutfakta hem güldük, hem sohpet ettik ama en çok ta çalıştık. Ben şu pasta maceramda öğrendiklerimi nacizane onlara aktarmaya çalıştım, onlarda her gösterdiğimi başarıyla uyguladılar.
Gecenin sonunda dört tane çok yorgun ama mutlu kadın, iki tane uykusuz kalmış küçük hanım ve şu güzel üç pasta çıktı ortaya. Tabi ortamda olan neşe, muhabbet, kahkaha ve dostluğu anlatmıyorum bile.
Onlar bu işi o kadar sevdiler ki sanırım bu işin devamı da gelecek. Sadece o kadar da değil bu çalışmayı gören diğer arkadaşlarımızdan talepler gelmeye başladı bile. Sanırım önümüzdeki günlerde Dubaideki mutfaklarda bir pasta yapım şenliği esecek. Bizi izlemeye devam edin.
Mine kahkaları arasında kendi gibi cıvıl cıvıl bu süslemeyi yaptı. Çiçek yapmayı da çok eğlenceli buldu.

Ayşen kitapta gördüğü gibi bir hediye paketi haızrladı evdekilere. Bir yandan pasta işiyle uğraşırken bir yandan da hmmm bu malzemeden de almalıyım deyip liste tuttu. Netekim dün konuştukta malzemeleri almış sonunda da huzura kavuşmuş.

Demet pastasını süslemekte özgür olamadı çünkü pasta rengi olarak pembe rengi seçmisti bir kere. Evdeki 5.5 yasindaki Ezgi (benim ki) ve 3.5 yasindaki Lila(onun ki) pembe pastayı görür görmez, kelebekte olsun, kalpte olsun diye kızın tepesinden ayrılmadılar.

Durun durun sadece pastaları süslemekle kalmadı bu becerikli hatunlar ayrıca kremasını hazırlayıp katlara ayırıp bir de meyvelerle ve kremayla pastayı da oluşturdular. Tamam ilk ders içn kekleri ben hazırladım ama ikinci dersteki amacımız kesinlikle kekleri de kendilerinin hazırlaması. Ama Ayşen kendi kekini kendi pişirip getirmişti, bunu da söyliyeyim de haksızlık olmasın.

Bir de bu benim 100. yazım buraya yoladığım. Ne güzel oldu 100. postta böyle bir çalışma yayınlamak

Lezzetli, güzel görünen pastalı günler efendim.